POMEM Sağlık Raporu Nedeniyle Elenme ve İlişik Kesme İptal Davası (2026)

Bu makalede, Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) giriş tahkikatı, intibak eğitimi veya eğitim-öğretim süreci içerisinde Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği uyarınca haksız yere elenen adayların yasal hakları incelenmiştir. “Öğrenci Olamaz” kararı ile ilişiği kesilen polis adaylarının idari yargı merciinde açacağı yürütmeyi durdurma istemli iptal davası, 60 günlük hak düşürücü süre, hakem hastane sevk mekanizması ve güncel Danıştay yaklaşımları usul ve esasa göre eksiksiz rehber haline getirilmiştir.

POMEM Sağlık Kurulu Giriş Raporu ve “A Dilimi” Şartı Nedir?

Polislik mesleği; 24 saat esasına göre icra edilen, ağır fiziki şartlar barındıran ve yasal koşullar oluştuğunda silah kullanma yetki ve sorumluluğu yükleyen bir kolluk hizmetidir. Bu nedenle, Polis Akademisi bünyesinde eğitim veren POMEM, PMYO ve PAEM’e kabul edilecek öğrenci adaylarının Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği kapsamında aranan sağlık şartlarını taşımaları zorunludur. Polis adayları, uzun yıllar sürecek meslek hayatları için gerekli kondisyon ve sağlık için bu şartların sağlanması büyük önem taşımaktadır.

Polis Akademisine bağlı eğitim kurumlarının güncel sağlık mevzuatlarına göre, seçme sınavlarında başarılı olan adayların geçici kayıtları yapılarak okulların denetim ve gözetiminde tam teşekküllü devlet hastanelerine sevkleri gerçekleştirilir. Giriş raporunun hukuken geçerli olabilmesi için özel hastanelerden veya sağlık ocaklarından alınan raporlar kabul edilmez. Adayın polis memuru olabilmesi için Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nde tanımlanan “A Dilimi” sağlık şartlarına haiz olması yasal bir zorunluluktur.

Zorunlu Branş Muayeneleri ve Tetkik Parametreleri

Tam teşekküllü hastaneler tarafından, öğrenci adayları hakkında usulüne uygun bir giriş raporu tanzim etmek amacıyla asgari 18 farklı branşta uzman hekim muayenesi ve laboratuvar tetkiki uygulanmaktadır. Raporda yer alması zorunlu olan tetkik ve branş dağılımları şunlardır:

  • Uzmanlık Gerektiren Branşlar: Dahiliye (Endokrinoloji, Nefroloji, Hematoloji, Gastroenteroloji, Romatoloji), Kardiyoloji, Göğüs Hastalıkları, Genel Cerrahi, Kulak Burun Boğaz (KBB), Göz, Üroloji, Ortopedi, Nöroloji, Psikiyatri, Dermatoloji (Cildiye), Ağız ve Diş Sağlığı, Enfeksiyon Hastalıkları ve kadın adaylar için Kadın Hastalıkları.

  • Zorunlu Görüntüleme Yöntemleri: Posterior-Anterior (PA) Akciğer Grafisi, Tüm Batın Ultrasonografisi (USG) ve kadın adaylar için Genital USG.

  • Fonksiyonel Testler: Elektrokardiyografi (EKG), Solunum Fonksiyon Testi (SFT) ve Odiometri (İşitme Testi).

  • Laboratuvar Paneli: Tam Kan Sayımı (Hemogram), Açlık Kan Şekeri (AKŞ), Tiroid Uyarıcı Hormon (TSH), Karaciğer Enzimleri (ALT/AST), Hepatit Paneli ve HIV testi.

Sağlık kurulu raporlarında teşhis, bulgu veya karar hanelerinin boş bırakılması hukuken yasaktır. Yapılan muayenelerde herhangi bir patolojiye rastlanmaması halinde teşhis kısmına doğrudan “Sağlam”, karar kısmına ise “Öğrenci Olur” ibaresi yazılır.

Eğer bir hastalık veya anomali tespit edilirse, hekimler bu durumun hangi dilime girdiğini açıkça belirtmek zorundadır. Yönetmelikte birebir karşılığı bulunmayan tablolarda ise yönetmeliğin 21. maddesi uyarınca en yakın dilime göre kıyasen değerlendirme yapılır. İnceleme neticesinde durumu B, C, D veya E dilimlerine uyan adaylar hakkında “Öğrenci Olamaz” kararı verilir ve geçici kayıtları silinerek okulla ilişikleri kesilir. Burada yapılan değerlendirme soyut veya çelişkili değil gerekçeli olmak zorundadır. Yanlış yapılan bir değerlendirme neticesinde polis öğrenciliğinden ilişiği kesilen kişi itiraz ve dava hakkına sahiptir. 

POMEM Sağlıktan Elenme Gerekçeleri ve Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada, hastaneler veya EGM Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık Komisyonu tarafından tesis edilen elenme kararlarında hem tıbbi değerlendirme hatalarına hem de usul kurallarına aykırılıklara sıklıkla rastlanmaktadır. Adayların haksız şekilde elenmesine sebebiyet veren ve idari dava konusu yapılan temel hususlar şunlardır:

1. Geçmiş Tanıların ve e-Nabız Kayıtlarının Hatalı Değerlendirilmesi

Birçok aday, çocukluk döneminde geçirdiği, tedavisi tamamen tamamlanmış, şu anki fiziki ve biyolojik durumunu etkilemeyen geçmiş e-Nabız kayıtları (kronik olmayan eski hastalık epikrizleri, geçici laboratuvar yüksekliği vb.) sebebiyle elenmektedir. Güncel yargı yaklaşımlarında, adayın geçmiş tanılarına değil, “mevcut tam iyilik haline” ve fiilen polislik görevini yapmasına engel bir fonksiyon kaybı olup olmadığına odaklanılmaktadır. Mevcut durumunun mevzuattaki sağlık şartlarını sağlamasına rağmen geçmiş tanılara göre yapılacak değerlendirmeler hukuka aykırılık teşkil edecektir. Dolayısıyla hastane veya Polis Akademisi sağlık kurullarının değerlendirmelerini hangi kriterlere göre yaptıklarının açık olması da gerekmektedir.

2. Göz Hastalıkları ve Kırma Kusurları

Yönetmelikte belirlenen refraksiyon (göz numarası) sınırlarının üstünde kalan kusurlar, düzelmeyen görme alanı kayıpları, keratokonus gibi kornea patolojileri ve renk körlüğü (İshihara testi ile ölçülen) elenme gerekçesi yapılmaktadır. Ancak klinikte yanlış ölçülen göz dereceleri veya cerrahi müdahale (lazer) sonrası stabil hale gelen durumlar haksız elenmelere zemin hazırlamaktadır.

3. Psikiyatrik Değerlendirmeler ve “C Dilimi” Sınırı

Psikiyatrik muayenelerde konulan tanılar veya geçmişte kullanılan hafif antidepresan ilaç geçmişleri, adayın doğrudan C Dilimi kategorisine sokulmasına ve elenmesine yol açmaktadır. Mevzuata göre, psikiyatrik rahatsızlık nedeniyle okulla ilişiği kesilenler Emniyet teşkilatında sivil devlet memurluğuna da atanamazlar.

4. Sağlık Raporlarındaki Usuli Sakatlıklar

Bir idari işlemin geçerliliği, dayanağı olan belgenin usul kurallarına uygun olmasına bağlıdır. Polis Akademisi tarafından yürütülen sağlık kontrolleri işlemleri sırasında zaman zaman aksaklıklar veya eksiklikler meydana gelebilmektedir. Bu durumun tespiti hak ihlali olup olmaması açısından büyük önem arz etmektedir. Giriş raporlarındaki şu eksiklikler işlemi hukuken sakatlar:

  • Eksiksiz İmza Kuralı: Raporda yer alan her branş uzmanının kendi hanesini şahsen kaşeleyip imzalaması mecburidir. Hekimlerin birbirlerinin yerine imza atması usul hatasıdır.

  • Çelişki Yasağı: Raporun laboratuvar/görüntüleme bulguları ile konulan teşhis ve verilen “Öğrenci Olamaz” kararı arasında teknik ve tıbbi bir çelişki bulunmamalıdır.

  • Fotoğraf ve Mühür Eksikliği: Raporun üzerinde, adayı sevk eden makam tarafından onaylanmış, son 6 ay içinde çekilmiş mühürlü bir fotoğrafın bulunması zorunludur.

POMEM Olumsuz Sağlık Raporu İptal Davası Nasıl Açılır?

Sağlık Şartları Yönetmeliği gerekçe gösterilerek okulla ilişiği kesilen adayların, bu kararın iptali ve hak mahrumiyetlerinin giderilmesi amacıyla idari yargı yoluna başvurmaları gerekmektedir. Bu süreç idare hukukunun teknik kurallarına bağlı olup, sıkı şekil şartları barındırır.

Yetkili ve Görevli Mahkeme

POMEM sağlıktan elenme işlemlerine karşı açılacak iptal davalarında görevli mahkeme İdare Mahkemeleridir. Uyuşmazlıkta yetkili mahkeme ise işlemi tesis eden Emniyet Genel Müdürlüğü’nün mülki sınırları içerisinde bulunduğu Ankara İdare Mahkemeleridir. Dava dilekçesinde davalı taraf (husumet) Emniyet Genel Müdürlüğü olarak gösterilmelidir. Davalı tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi halinde, mahkeme İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca resen hasım düzeltme kararı vererek dosyayı doğru kuruma tebliğ eder.

POMEM Sağlık Davasında Dava Açma Süresi Kaç Gündür?

POMEM sağlık raporu nedeniyle ilişiği kesilen adaylar için dava açma süresi, ilişik kesme onayının kendilerine yazılı olarak tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 60 gündür.

  • Süre Türü: Bu 60 günlük süre bir hak düşürücü süredir. Sürenin geçirilmesi halinde dava açma hakkı hukuken ortadan kalkar.

  • Hesaplama Usulü: Süre hesabında iş günleri değil, takvim günleri esas alınır. Ancak sürenin son günü cumartesi, pazar veya diğer resmi tatil günlerine rastlarsa, dava açma süresi tatilin bitimini takip eden ilk mesai gününün mesai saati bitimine kadar uzar.

  • İdari İtirazların Etkisi: İdareye yapılacak ihtiyari itirazların süreyi durdurup durdurmadığı, durdurmuşsa kalan sürenin nasıl hesaplanacağı teknik bir uzmanlık gerektirdiğinden, hak kaybı yaşamamak adına tebligat alınır alınmaz sürenin takvime bağlanması elzemdir.

POMEM Sağlık Davasında Yürütmeyi Durdurma (YD) Talebi

İptal davası açılırken dilekçede mutlaka Yürütmenin Durdurulması (YD) talep edilmelidir. Yürütmeyi durdurma müessesesi, İYUK’un 27. maddesinde düzenlenmiş olup, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda verilir.

Telafisi Güç veya İmkansız Zarar Unsuru

Polis adayının eğitim gördüğü okuldan ilişiğinin kesilmesi, eğitim hakkının kesintiye uğraması, dönem (devre) kaybetmesi ve akranlarından kıdem olarak geri kalması idari yargı uygulamasında doğrudan “telafisi güç zarar” olarak kabul edilmektedir.

Savunma Alınmaksızın Yürütmeyi Durdurma Kararı

İYUK 27. maddesi uyarınca, uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteki idari işlemlerde mahkemeler, davalı idarenin savunması alınmadan önce de yürütmeyi durdurma kararı verebilir. Uygulamada genellikle idare mahkemeleri, polis okulu sağlık davalarında mağduriyetin büyümesini engellemek amacıyla idareye 15 gün gibi kısa bir savunma süresi tanımakta, bu süreçte adayın haklarını korumak adına ara kararlar ihdas edebilmektedir.

Yürütmeyi durdurma kararlarına karşı tarafların 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesi (BİM) nezdinde itiraz hakkı bulunmaktadır. İtiraz üzerine Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen karar kesindir.

Mahkeme Kanallı Hakem Hastane Sevk Süreci Nasıl İşler?

İptal davası ikame edildikten sonra, idare mahkemesi salt idarenin sunduğu rapor veya adayın sunduğu tek taraflı uzman mütalaası ile yetinmez. Maddi gerçeğe ulaşılması ve çelişkilerin giderilmesi amacıyla yargısal bir mekanizma işletilir.

  1. Bağımsız Hastaneye Sevk: Mahkeme, adayı idarenin elenme kararına dayanak aldığı hastaneden bağımsız bir Devlet Üniversitesi Hastanesine veya Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk eder.

  2. Yönetmeliğe Göre İnceleme: Sevk edilen hakem hastane sağlık kurulu, adayı Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği maddeleri çerçevesinde yeniden muayene ve zorunlu testlere tabi tutar.

  3. Kararın Belirlenmesi: Hakem hastane tarafından tanzim edilen raporda, adayın elenmesine sebep olan patolojinin mevcut olmadığı veya bu durumun “A Dilimi” sınırları içerisinde kaldığı (Polis Meslek Eğitim Merkezi Öğrencisi Olur) karara bağlanırsa, mahkeme idari işlemin hukuka aykırı olduğunu tespit ederek iptal kararı verir.

Sağlık Sebebiyle Elenenlerin Tekrar Başvuru ve 1 Yıllık Karar Hakkı

Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliği’nin 17. maddesi ve ilgili mevzuatta yapılan değişiklikler doğrultusunda, sağlıktan elenen adaylara idari dava yolunun haricinde alternatif bir başvuru yolu daha tanınmıştır.

Sağlık kurulu raporu olumsuz sonuçlandığı için ilişiği kesilen adaylar, ilişiklerinin kesildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde bir defaya mahsus olmak üzere; devlet hastanelerinden, devlet eğitim ve araştırma hastanelerinden veya devlet üniversite hastanelerinden, elenmelerine neden olan hastalık branşından sağlık durumlarının düzeldiğini tevsik eden yeni bir sağlık kurulu raporu alarak Polis Akademisi Başkanlığına yazılı olarak başvurabilirler.

 

Yapılan başvuru neticesinde adayın durumu komisyonca incelenir ve yeniden sağlık kurulu raporu aldırılmak üzere hastaneye sevk işlemleri gerçekleştirilebilir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki bu idari başvuru süreci, idari yargıda geçerli olan 60 günlük kesin dava açma süresini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle, hak mahrumiyetine uğramamak adına yasal dava açma süresi içinde yürütmeyi durdurma istemli iptal davasının ikame edilmesi hukuki emniyet açısından en sağlıklı yaklaşımdır.

Dava Sonucunda Hakların İadesi ve Atama Süreci Nasıl Olur?

İdare mahkemesi tarafından verilen iptal kararları, Anayasa’nın 138. maddesi ve İYUK hükümleri uyarınca, idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç 30 gün içinde gecikmeksizin uygulanmak zorundadır.

  • Eğitim Hakkının İadesi: Mahkemenin iptal veya yürütmeyi durdurma kararı vermesiyle birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü, adayı ilişiğinin kesildiği POMEM müdürlüğüne yeniden çağırarak eğitimine kaldığı yerden devam etmesini sağlar.

  • Tazminat Hakları: Haksız elenme işlemi nedeniyle adayın mahrum kaldığı maddi haklar veya işlem sebebiyle uğranılan manevi zararlar, iptal davasıyla birlikte veya iptal davasının kesinleşmesinden sonra açılacak bir tam yargı (tazminat) davası ile idareden talep edilebilir.

  • Hizmet Sınıfı Değişikliği İmkanı: Psikiyatrik rahatsızlıklar hariç olmak üzere, yapılan incelemelerde durumu D Dilimi sağlık şartlarına uyan öğrencilerden talepte bulunanlar, Emniyet Hizmetleri Sınıfı dışında (GİH memurluğu vb.) uygun bir hizmet sınıfına açıktan atama yoluyla istihdam edilebilmektedir.

POMEM sağlık raporu nedeniyle elenme süreçleri son derece teknik, tıbbi ve hukuki detaylar barındırmaktadır. Hak düşürücü sürelerin kısalığı ve hakem hastane sevk aşamalarının komplike yapısı nedeniyle, ilişiği kesilen adayların yasal süreçlerini idare hukuku alanında uzman bir avukat desteğiyle takip etmeleri, mesleğe geri dönüş haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Danıştay'ın POMEM Sağlık Şartları Nedeniyle Elenme ve İlişik Kesme konusundaki emsal kararları:

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2024/4209 E.  ,  2025/3057 K.


HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare tarafından davacının sevkedildiği Ankara Bilkent Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen … günlü, … sayılı sağlık kurulu raporunun “Teşhis” kısmında, “Genel muayeneler, diğer”, “Karar” kısmında “ETSŞY Ek-3; 10-A ve 9-B-8-a’ya uyar. POMEM öğrencisi olamaz” ifadelerine yer verildiği, davacının yine davalı idarece sevkedildiği SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen … günlü, … sayılı sağlık kurulu raporunun “Tanı” kısmında; “M51.9- İntervertebral disk bozuklukları, tanımlanmamış (İNSATBİL L5-S1 LİZTEZİS)”, “Karar” bölümünde ise “ETSŞY’ye göre 10. Bölüm B dilimi 8’e uyar. POMEM öğrencisi olamaz” ifadelerine yer verildiği; davalı idarece, anılan raporlar doğrultusunda L5-S1 grade 1 listezis, Hiperfleksiyon ve hiperekstansiyonda instabite, L5-S1 pars kırığı yönünde anlamlı lineer lusensi (instabl L5-S1 listezis) ve L4-5 disk bulgung (MR ile tespitli) tanıları uyarınca Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin EK-3-10-B-8 ve Ek-3-9-B-8-a dilimleri kapsamında davacının öğrenci olamayacağına karar verildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesi tarafından davacının sevkedildiği Hacettepe Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen… günlü, … sayılı heyet raporunda; “KARAR: Hasta Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğin ve Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte EK-3-9’A göre A diliminde olup ortopedi ve travmatoloji yönünden sağlamdır. POMEM öğrencisi olmasında ortopedi ve travmatoloji açısından sakınca yoktur.” tespitlerine yer verildiği, İdare Mahkemesince anılan rapor dikkate alınarak yürütmenin durdurulmasına karar verildiği; Bölge İdare Mahkemesinin, sağlık kurulu raporunu düzenleyenler arasında davacının rahatsızlığının bulunduğu “nöroloji ve beyin cerrahisi” alanı uzmanlarının bulunmadığı, davacının yeniden hakem hastaneye sevki yapılmak suretiyle ilgili uzmanların (ortopedi ve travmatoloji uzmanı, nöroloji ve beyin cerrahisi uzmanı) yer aldığı sağlık kurulu raporu sonucuna göre yürütmenin durdurulması talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına yönelik itirazı kabul etmesi üzerine İdare Mahkemesince davacının tekrar Hacettepe Üniversitesi Hastanesine sevkedildiği, Hacettepe Üniversitesi Hastanesinin nöroloji doktorları tarafından düzenlenen… günlü, … sayılı raporda; detaylı inceleme sonuçları ile “hastanın nörolojik muayenesinde defisit olmadığı ve normal olduğu”nun bildirildiği, ortopedi ve travmatoloji doktorları tarafından düzenlenen …günlü, … sayılı raporun 01/06/2023 tarihli raporla aynı içerikte olduğu, beyin ve sinir cerrahisi doktorları tarafından düzenlenen … günlü, … sayılı raporda ise; “Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Ek-3/10-A maddesinde yer alan sağlık durumları incelenmiş olup hastanın bu durumlara göre POMEM öğrencisi olmasında sinir sistemi hastalıkları açısından sakınca yoktur. Durum bildirir rapordur” tespitlerine yer verildiği, İdare Mahkemesi tarafından Hacettepe Üniversitesi raporu hükme esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesi tarafından ise davalı idare tarafından aldırılan raporlar ile hakem hastane raporlarında yapılan benzer tespitler dikkate alınarak, tesbit edilen durumların, POMEM öğrenciliğine engel oluşturduğunun anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, davalı idarece aldırılan sağlık kurulu raporları ile mahkemece aldırılan hakem hastane sağlık kurulu raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla, davacının başka bir hakem hastaneye sevkiyle yeniden bir rapor aldırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/813 E.  ,  2025/2771 K.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyadaki bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının Karabük POMEM Müdürlüğünde eğitimine başlamadan önce 12/04/2013 tarihinde ve Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunca düzenlenen 22/10/2020 tarihli Sağlık Kurulu Durum Bildirir Raporunda davacıya “FMF (ailesel akdeniz anemesi)” tanısının konulduğu, son olarak Konya Numune Hastanesi romatoloji uzmanı tarafından düzenlenen 03/03/2021 tarihli durum bildirir raporda ise; “hastanın tarafımıza ibraz edilen Meram Tıp Fakültesi FMF moleküler analiz raporunda belirtilen heterozigot mutasyon, FMF tanısı koymak için yeterli değildir. FMF hastalığı ataklar şeklinde seyreder ve tanısı klinik olarak konulur. Bir tek poliklinik viziti ile FMF tanısı koymak veya ekarte etmek mümkün değildir.” şeklinde tespitte bulunulduğu, Konya Numune Hastanesinden alınan durum bildirir raporda da 2013 yılında Meram Tıp Fakültesi tarafından verilen analiz raporlarının doğrudan FMF teşhisi koymak için yeterli olmadığı, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunun da 2013 yılındaki tanı ve hastanın şikayetleri doğrultusunda herhangi bir takip yapılmaksızın, fiziken muayenenin yapıldığı gün düzenlendiği, ayrıca davacının POMEM öğrenciliği ve devlet memurluğuna girişi sırasında aldığı 08/06/2017 ve 25/06/2018 tarihli sağlık kurulu raporlarında ise sırasıyla ramotoloji muayene bulgularının “normal”- “sağlam” olarak değerlendirildiği görülmüştür.
Bu durumda; davacının askerlikten muaf olduğuna ilişkin raporunu eğitime başlamadan önce idareye sunduğu, hastalığı saklama kastının bulunmadığı ve davacının, Emniyet Hizmetleri Sınıfında çalışmasında sakınca görülmediğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü yazısı da dikkate alınarak, sağlık şartlarını sağlamadığı yönündeki tespit kesin ve açık olmayan davacının, “memuriyetle ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların dava (12/11/2021) tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2024/917 E.  ,  2025/2772 K.

İLGİLİ MEVZUAT :
06/06/2015 günlü, 29378 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliği’nin “Geçici kayıt” başlıklı 17. maddesinde, “(1) POMEM’lere, kesin başarı listesine göre planlanmış asıl adayların geçici kayıtları yapılır. Geçici kayıtları yapılan adayların sağlık kurulu raporları incelenmek üzere (Değişik ibare:RG-23/1/2021-31373) Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkanlığına gönderilir. İlgili daire başkanlığı inceleme sonucuna göre raporunda eksiklik görülen adayların eksikliklerini tamamlatır. Gerekirse öğrenciyi yeniden muayene edebilir veya ettirebilir. Sağlık Yönetmeliğine göre POMEM öğrencisi olup olamayacağına ilişkin karar verir ve bu kararı, gereği yapılmak üzere Başkanlığa bildirir.(2) (Değişik ibare:RG-23/1/2021-31373) Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkanlığınca “Polis Meslek Eğitim Merkezi Öğrenci Adayı Olamaz” kararı verilen adayların ilişikleri, Başkanlık onayı ile kesilir ve POMEM’lere gereği yapılmak üzere bildirilir.” düzenlemesine; Yönetmelik’in “İntibak eğitimi” başlıklı 18. maddesinde, “(1) POMEM’lere geçici kaydı yapılan adaylar (Değişik ibare:RG-19/10/2024-32697) en çok bir ay süre ile intibak eğitimine tabi tutulurlar. Bu süre içinde POMEM Müdürlükleri tarafından Sağlık Yönetmeliği hükümlerine göre sağlık kurulu raporları aldırılır. Ayrıca, intibak eğitimi başlangıcından itibaren adayların güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırmaları yaptırılır. Yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ile ilgili sonuçlar POMEM Yönetim Kurulunca değerlendirilerek karara bağlanır.(2) Geçici kayıt süresince adayların POMEM öğrencisi olup olamayacaklarına dair sağlık kurulu raporları ve buna bağlı olarak yapılacak tetkik ve tedaviler hariç diğer sağlık giderleri, iaşe ve ibateleri POMEM Müdürlüğünce karşılanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
03/01/2018 günlü, 30290 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin “Okullara Alınacak Öğrenci Adaylarında Aranacak Sağlık Şartları” başlıklı 5. maddesinde; “Okullara alınacak öğrenci adayları için giriş raporu aldırılır ve öğrenci adayları A dilimi sağlık şartlarına uygun olmak zorundadırlar. Bu Yönetmelikte bire bir karşılığı olmayan durumlarda, bu Yönetmeliğin 21 inci maddesi gereği, öğrenci adayının muayenesini yapan hastane sağlık kurulu doktorları, kişinin hastalığının uygun olabileceği dilim hakkında karar verir. B-C-D-E dilimlerinde geçen hastalığı olanlar veya 21 inci madde gereği değerlendirildiğinde hastalıklarının B-C-D-E dilimlerine uyduğuna, A dilimine uymadığına karar verilenler öğrenci olamazlar.” hükmüne, ”Öğrenci Adaylarının Giriş Raporlarının ve Diğer Belgelerinin Sağlık Komisyonunca İncelenmesi” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında; “Öğrenci adaylarına ait giriş raporları ve sağlıkla ilgili diğer belgeleri, sağlık komisyonu tarafından incelenir. Bu inceleme sonucunda; rapordaki laboratuvar ve diğer test yöntemlerinin sonuçları, muayene bulgu ve sonuçları ile teşhis, dilim ve karar arasında çelişki olmayan durumlarda, öğrenci adayı hakkında tek raporla, “Öğrenci Olur” veya “Öğrenci Olamaz” şeklinde kesin karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yönetmeliğin Hastalık Branşlarının Sınıflandırıldığı Ek 3. maddesinin Kardiyoloji ve Kalp ve Damar Cerrahisi başlıklı 3/C-(3-a) maddesinde; ”a) Kalp kapak patolojileri (biküspit aort, aort anevrizması, aort diseksiyonu, aort koarktasyonu, aort yetmezliği, aortun diğer patolojileri ile diğer kapak ve damar patolojileri, bunların başarılı cerrahileri), kalp duvar patolojileri (ventrikül anevrizması ve diğer duvar patolojileri ile bunların başarılı cerrahileri).” hükmüne yer verilmiştir. (POMEM Sağlık şartları nedeniyle elendim ne yapmalıyım?)

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyası maddi olay ile birlikte incelendiğinde; davacının, ETSŞY gereğince sağlık kurulu raporu almak üzere sevk edildiği Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 25/07/2022 günlü sağlık kurulu raporunda, “Hafif AY, aort anevrizması tanılı, Ek-3 3-c-3-a maddesine uyar. Pomem öğrencisi olamaz” yönünde görüş belirtildiği; İdare Mahkemesi 08/03/2023 günlü ara kararıyla; Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden, “Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin EK-3-3-C-(3-a) maddesinde belirtilen aort anevrizması tanısının davacıda mevcut olup olmadığının ve davacının anılan maddede belirtilen sağlık şartını sağlayıp sağlamadığının saptanmasına, davacı hakkında ilgili Yönetmelik hükümlerine göre “POMEM öğrencisi olur” ya da “POMEM öğrencisi olamaz şeklindeki açık ibare eklenerek” rapor düzenlenmesinin istenildiği, İdare Mahkemesince davacının hakem hastane olarak sevk edildiği Hacettepe Üniversitesi Hastanesince düzenlenen … günlü, … sayılı sağlık kurulu raporunda ise “… Asendon aort çapı 38 mm olan, 175 cm boyunda 77 kg ağırlığındaki hasta için aortic sıze index 1.9 cm/m2 olarak hesaplanmıştır (normal değer <2.1 cm/m2 dir). Tarafımızca bütün verilerle yapılan değerlendirmeler ile hastanın Emniyet Teşkilatı Sağlık Yönetmeliği Ek 3-3-c-(3-a) maddesine uyduğu tespit edilmiştir.” yönünde görüş belirtildiği anlaşılmaktadır.
Hacettepe Üniversitesi Hastanesince düzenlenen … günlü, … sayılı sağlık kurulu raporu incelendiğinde; öncelikle Mahkeme tarafından, aort anevrizması tanısının davacıda mevcut olup olmadığının sorulmasına rağmen raporda bu hususa hiç değinilmediği gibi, davacının POMEM öğrencisi olup olmayacağından da bahsedilmediği; ayrıca, 1.-2. dereceden triküspid yetmezlik izlenmiştir tespiti yapıldığı, ancak bu duruma uyan maddenin ise Ek-3-3-B-4-b olduğu, öte yandan; asendon aort çapının 38 mm ve normal olduğunun ortaya konulduğu, devamında 2.1 cm/m2’nin altındaki değerin normal kabul edildiği ve davacının 1.9 cm/m2 aortic size indexine sahip olduğunun belirtilmesine rağmen, sonuç kısmında Ek-3 3-C-3a’ya uyduğu tespitine yer verildiği görülmekte olup, hangi veriye dayanılarak anılan madde kapsamında olduğu da açıkça belirtilmemiştir.
Uyuşmazlığın çözülebilmesi için İdare Mahkemesince tespit edilen hakem hastane tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporundaki bu çelişkilerin giderilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen çelişkilerin, Bölge İdare Mahkemesince karara esas alınan sağlık raporunu veren hakem hastaneden alınacak ek bir raporla veya bir başka hakem hastaneden yeni bir sağlık kurulu raporu alınmak suretiyle giderilmesi gerekirken, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Bu makale, Av. Ülkü Seda Karslıoğlu tarafından güncel hukuki mevzuat ve en son yargı içtihatları göz önünde bulundurularak kaleme alınmıştır. İncelenen konu karmaşık yasal süreçler barındırmakta olup, hak kaybına uğramamak adına alanında uzman bir hukukçu desteği alınması önem arz eder. “POMEM Sağlık Şartları Nedeniyle Elenme ve İlişik Kesmeye Karşı İptal Davası – 2026” başlıklı hukuki uyuşmazlığa ilişkin danışmanlık ve dava takibi işlemleri, Karslıoğlu Hukuk bürosunun uzman avukatları tarafından yürütülmektedir. Detaylı bilgi ve randevu için karsliogluhukuk.com adresini ziyaret edebilir veya 0531 792 1558 numaralı hattan doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Karslıoğlu Hukuk

Karslıoğlu Hukuk & Danışmanlık olarak vizyonumuz; sürekli değişen hukuki sistem içerisinde müvekkillerimize öncü, yenilikçi ve stratejik çözümler sunarak, hukuk alanında güvenilir ve saygın bir marka olmaktır. Amacımız, özellikle idare hukuku, miras hukuku, ceza hukuku ve boşanma hukuku alanlarında sunduğumuz uzmanlıkla sektörde fark yaratmak ve adaletin güçlenmesine katkıda bulunmaktır.

İletişim