POMEM ve PMYO Girişlerinde Güvenlik Soruşturması: Eş Kayıtları İlişik Kesme Nedeni Olamaz

Kamu hizmetine giriş hakkı, Anayasa ile güvence altına alınmış temel haklardandır. Ancak, özellikle Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) veya Polis Meslek Yüksekokulları (PMYO) gibi kritik öneme sahip kurumlara öğrenci alım süreçlerinde uygulanan güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırmaları, geçmişte adayların özel hayatlarına ve hatta evlilik bağlarına dahi müdahale edebilen sonuçlar doğurmaktaydı.

Son dönemde bu alanda yaşanan hukuki değişimler ve özellikle Danıştay İkinci Dairesi tarafından verilen güncel bir karar (E: 2023/5488, K: 2025/706), güvenlik soruşturmalarının kapsamının yalnızca adayın kendisiyle sınırlı olduğuna ve adayın eşine ait verilerin (özellikle HAGB kararlarının) ilişiğin kesilmesi için dayanak teşkil edemeyeceğine dair bir içtihat ortaya koymuştur.

Bu makalemizde, ilgili Danıştay kararı ışığında, POMEM ve PMYO girişlerinde eşe dair güvenlik soruşturmasının hukuki dayanağının nasıl ortadan kalktığını detaylıca inceleyeceğiz.


Dava Konusu Olay ve Hukuki Temeller

Söz konusu uyuşmazlık, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde (POMEM) öğrenci adayı olan davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda ilişiğinin kesilmesi işlemiyle ilgilidir.

Davalı İdare, davacının ilişiğini kesme gerekçesi olarak, davacının eşi hakkında “Resmi Belgede Sahtecilik” suçundan dolayı 1 yıl 8 ay hapis cezası kararı verildiğini, ancak bu kararın Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 231/5 gereğince Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB) karar verildiğini tespit etmiştir.

İlişik kesme işlemi, o tarihte yürürlükte olan Polis Meslek Eğitimi Merkezleri Giriş Yönetmeliği’nin 7. maddesinin (g) bendinde yer alan ve belirli şartların “adayın eşi hakkında da uygulanır” hükmüne dayanmaktaydı.

Bu tür işlemlerin hukuki dayanağı uzun süre tartışma konusu olmuştur. Davacının dosyası daha önce Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruya konu olmuş, AYM, başvurucunun HAGB kurumunun niteliğine yönelik iddialarının ciddiliğini belirterek, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetmişti. HAGB kararı, yargılamayı hükümle sonuçlandıran bir karar niteliğinde değildir ve bu durumun, sanığın eşi olan başvurucu hakkında nihai bir sonuç doğurmayacağı vurgulanmıştı.

Ayrıca, güvenlik soruşturmalarının yasal dayanağı olan 4045 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri AYM tarafından iptal edilmişti. Bu iptal kararları doğrultusunda, kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu yürürlüğe konulmuştur. Danıştay, somut olayın değerlendirilmesinde artık 7315 sayılı Kanun çerçevesinin esas alınması gerektiği sonucuna varmıştır.

Danıştay’ın Hukuki Değerlendirmesi: Eş Kayıtları Kullanılamaz

Danıştay İkinci Dairesi, temyiz incelemesi sonucunda, davalı idarenin ilişiği kesme işleminde hukuka uyarlık bulunmadığına hükmederken, iki temel hukuki gerekçeye dayanmıştır:

7315 Sayılı Kanun Kapsamında “Kişi Temelli” İnceleme Zorunluluğu

Yeni Güvenlik Soruşturması Kanunu olan 7315 sayılı Kanun’un 4. ve 5. maddelerinde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının hangi hususlara bakılarak yapılacağı açıkça düzenlenmiştir. Danıştay, bu düzenlemelerden hareketle, değerlendirmenin kişi temelli yapılması gerektiğini, yani araştırma yapılan kişi dışındaki şahıslara (eş, anne, baba, kardeş, akraba gibi) ait verilerin değerlendirmede esas alınamayacağını kesin olarak belirtmiştir.

HAGB Kararlarının Hukuka Aykırı Elde Edilmesi

Davacının eşine ait HAGB kararlarının güvenlik soruşturmasında kullanılması, kişisel verilerin korunması ilkesine aykırıdır. 5271 sayılı CMK ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, HAGB kararlarının ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi halinde kullanılabileceğini hükme bağlar.

7315 sayılı Kanun, bu maddelere istisna getirerek güvenlik soruşturması yapanların, sadece kişinin (adayın) kendisiyle ilgili verilmiş olan HAGB kararına ulaşabilmesini sağlamıştır. Ancak, üçüncü şahıslara (eş gibi) ilişkin HAGB kararlarına ulaşılmasına olanak tanıyan bir düzenleme 7315 sayılı Kanun’da bulunmamaktadır.

Bu durumda, davacının eşi hakkında elde edilen HAGB kaydının, ilgili kanunlara (5271 ve 5352) aykırı şekilde güvenlik soruşturması yapanlara verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, yasaya aykırı şekilde elde edilen bilgi ve belgelere dayalı olarak tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Yönetmelik Hükmünün Kaldırılması

Danıştay, ayrıca, dava konusu işleme dayanak teşkil eden Yönetmelik hükmünün hukuki dayanağının sonradan ortadan kalktığını da teyit etmiştir. 19/03/2022 tarihli Yönetmelik Değişikliği ile Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliği’nin 8. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “adayın kendisinin ve evli ise eşinin” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu değişiklik, eşin durumunun güvenlik soruşturmasında bir engel teşkil etmeyeceğine dair hukuki netliği sağlamış ve dava konusu işlemin hukuki dayanağını ortadan kaldırmıştır.

Sonuç ve Hukuki Tavsiye

Danıştay İkinci Dairesi, hukuka aykırı şekilde elde edilen eşe ait HAGB kararına dayanılarak tesis edilen POMEM’den ilişiğin kesilmesi işlemini hukuka aykırı bularak, İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar vermiştir.

Bu karar, güvenlik soruşturmalarında özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ilkelerinin üstünlüğünü bir kez daha teyit etmektedir. Artık POMEM/PMYO adayları hakkında yapılan güvenlik soruşturmalarında, eşlerinin (veya diğer yakınlarının) adli sicil kayıtları veya HAGB gibi şahıs temelli olmayan veriler gerekçe gösterilerek ilişiğin kesilmesi işlemi tesis edilemeyecektir.

Karslıoğlu Hukuk olarak, benzer şekilde haksız ve hukuka aykırı işlemlerle karşılaşan adayların derhal hukuki destek almasını tavsiye etmekteyiz. Unutulmamalıdır ki, 7315 sayılı Kanun ve Danıştay içtihatları, kamu görevine girişte yalnızca adayın kendisine ait ve kanuna uygun elde edilmiş verilerin değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Karslıoğlu Hukuk

Karslıoğlu Hukuk & Danışmanlık olarak vizyonumuz; sürekli değişen hukuki sistem içerisinde müvekkillerimize öncü, yenilikçi ve stratejik çözümler sunarak, hukuk alanında güvenilir ve saygın bir marka olmaktır. Amacımız, özellikle idare hukuku, miras hukuku, ceza hukuku ve boşanma hukuku alanlarında sunduğumuz uzmanlıkla sektörde fark yaratmak ve adaletin güçlenmesine katkıda bulunmaktır.

İletişim