BELİRSİZ ALACAK DAVASI ve KISMİ DAVA KARŞILAŞTIRMASI

HMK md. 119/1-(ğ) gereğince açılacak davalarda davacının talep sonucunu açık şekilde belirtmesi gerekmektedir. Belirsiz alacak davası; işbu maddedeki kuralın istisnası olarak, talep sonucunu kesin olarak belirleyemeyen davacının HMK md. 107 vasıtasıyla belirsiz alacak davası açmasını mümkün kılmaktadır. Bu düzenlemenin amacı, dava değerini belirleyemeyen ve bu belirlemeyi yapması objektif şartlar içerisinde mümkün olmayan davacının, hak kaybına uğramasını engellemek, dava sonunda yüksek yargılama giderlerine mahkum olmasının önüne geçmektir.

Kısmi davada ise belirsiz alacak davasından farklı olarak davanın talep değeri bellidir. Davacı, dava değerinin yalnızca bir kısmını talep etmektedir. HMK md. 109 gereğince kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir nitelikte olması gerekmektedir. Kısmı dava ve belirsiz alacak davasıyla ilgili detaylı bilgiler ve Yargıtay kararları aşağıda yer almaktadır.

  1. Belirsiz Alacak Davası Belirsiz alacak davası

    HMK MADDE 107– (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

    (2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.

    • Davanın açıldığı tarihte talep sonucunun tam ve kesin olarak belirlenemediği, bu belirlemenin davacı açısından imkansız olduğu durumlarda belirsiz alacak davası açılabilecektir. Bunun için dava dilekçesinde asgari de olsa bir miktarın belirlenmesi gerekmektedir. Ancak belirlenen bu asgari bedel keyfi olmamalı, objektif çerçevede tespit edilmelidir. Davacının talep sonucunu belirleme imkanı varsa ve buna rağmen belirsiz alacak davasını açtıysa HMK. 114 gereğince davada hukuki yararın olmadığı sonucuna varılabilir ve bazı Yargıtay kararlarında sırf bu sebeple usulden reddedilen davalar bulunmaktadır.
    • Yargılama sonucunda belirsiz alacağın miktarı belli olduğu takdirde davacı, iddiayı genişletme ve değiştirme yasağına bağlı olmaksızın talebini arttırabilir. (Alacak belli olduktan sonra eksik bir artırım yapılırsa ikinci artırım yapılamaz.) Talep değerinin kesin olarak belirlenmesinden sonra dava açılırken ödenen harç, kesinleşen talep sonucuna göre tamamlattırılır.
    • Asgari bedelin objektif olmasındaki kasıt; davacının, talep sonucunu davayı açarken en azından belirleyebildiği kadarıyla bir miktar/değer göstererek belirtmesidir. Bunun dışında sembolik ve rakamlara yer vermesi dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecektir.
    • Belirsiz alacak davasında talep sonucu tam olarak belirtilemese bile, davacı bu talep sonucunun dayandığı tüm vakıaları eksiksiz olarak bildirmelidir. (HMK m. 119/1-e).
    • Talep sonucunun yargılama sonunda da belirlenememesi halinde hakim asgari olarak belirtilen talep sonucuna göre hüküm kuracaktır.
    • Buna göre belirsiz alacak davası açmanın şartları şunlardır:
    1. Talep sonucunun miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin imkansız yahut davacıdan beklenemeyecek olması gerekmektedir.
    2. Davacı, dava dilekçesinde asgari talep sonucunu belirlemelidir.
    3. Davacı, talep sonucunu dayandırdığı tüm vakıaları eksiksiz olarak bildirmelidir.
  2. Kısmi Dava

Kısmi dava

MADDE 109- (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da

dava yoluyla ileri sürülebilir.

  1. (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.)
  2. Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.
    • Kısmi davada davacı, alacağının veya hakkının tümünü değil, geçici olarak belli bir kısmını talep etmektedir.
    • Kısmi dava ile ek davanın tarafları aynı olsa da dava konusu farklı olduğu için daha sonradan talep edilecek alacak veya hak için ek dava açıldığında derdestlik itirazı ile karşılaşılmayacaktır. Ancak kısmi dava esastan reddedilirse kalan kısım için ek dava açılmaması gerekmektedir.
    • Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekmektedir.
    • Davanın kısmi dava olabilmesi için alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmasıgerekir.
    • Davacının kısmi dava mı yoksa tam dava mı açtığı, dava dilekçesinin talep sonucu kısmından anlaşılır. Davacı, dava sebebi olarak gösterdiği hukuki ilişkiden doğan alacağının tümünü mü, yoksa yalnız bir kesimini mi dava ettiğini açıkça bildirmeli veya “fazlaya ilişkin haklarımı saklı tutuyorum” ya da “alacağımın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” gibi bir ifade kullanmak suretiyle dolaylı bir şekilde de olsa kısmi dava açtığını belli etmelidir.
    • Davacı alacağının yalnızca bir kesimi için dava açtığını açıkça ya da dolaylı bir biçimde bildirmemiş ise dava kısmi dava değil tam dava sayılır.
    • Tespit davaları da kısmi dava olarak açılabilir.
    • Faiz istenmeden sadece asıl alacak için açılan dava, bir kısmi dava değildir; tam davadır.
    • Kısmi davada en önemli noktalardan biri hukuki yararın varlığıdır.
    • Kısmi dava açılmasındaki en büyük fayda, davanın kaybedilmesi durumunda yargılama

giderlerinin daha az ödenmesidir.

KISMİ DAVABELİRSİZ ALACAK DAVASI
Davacı, dava dilekçesinde alacağının bir kısmını ister.Davacı, dava dilekçesinde alacağının tamamını ister; sadece bunun ne kadar olduğunu bilemez. Talepsonucu alacağın tümünü kapsar.
Talep sonucu dürüstlük kuralına uygunsa istenilen şekilde belirlenebilir.Talep sonucunun belirlenmesi objektif olmalıdır. Keyfi veya sembolik hak ya da alacaklarıngösterilmesi hukuka aykırıdır.
Kısmi davanın hüküm ve sonuçları dava edilen kısım için doğar.Belirsiz alacak davasının hüküm ve sonuçları talep konusu davanın tamamı için doğar.
Zamanaşımı dava edilen kısım kadar kesilir.Zamanaşımı alacağın tamamı için kesilir.
Kısmi dava açılan her konuda belirsiz alacak davasıaçılamaz.Belirsiz alacak davası açılabilen her konuda kısmidava açılabilir.
Alacak ek davayla ya da ıslah ile arttırılabilir.Alacağın arttırılması için ıslaha veya ek davaya gerekyoktur.
Davanın kısmi dava olduğunun dilekçede açıkça yazmasına gerek yoktur. ‘’fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla’’ ‘’alacağımızın şimdilik şu kadarını istiyoruz.’’ gibi ifadelerin bulunması yeterlidir.Belirsiz alacak davası istisnai bir dava olduğu için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerekir.

 

BELİRSİZ ALACAK DAVASI ve KISMİ DAVA YARGITAY KARARLARI

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacakları işçi tarafından bilinmekle kural olarak belirsiz alacak davasına konu edilmez. Ancak hesabın unsurları olan sosyal hakların (ayni olarak sağlanan yemek yardımı gibi) miktarının belirlenmesi işveren tarafından sunulacak belgelere veya yargılama ile belirlenecek ise kıdem ve ihbar tazminatı belirsiz alacak davasına konu edilebilir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/7816 E. ; 2021/12378 K.)

Belirsiz alacak davasında ilk talep arttırım dilekçesi ile arttırım yapıldıktan sonra verilen ikinci talep arttırım dilekçesi dikkate alınmaz. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/7981 E.2021/9679 K.)

Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/2137 E. , 2021/3747 K.)

Bu kıstaslar, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak

belirleyebilmesinin;

  1. Davacının kendisinden beklenememesi,
  2. Bunun olanaksız olması,
  3. Açıkça karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olması olarak belirtilmektedir. Uyuşmazlık konusu istemlerin belirlenebilmesi için davalıda bulunan bilgi ve belgelere ihtiyaç duyulması halinde, alacaklar belirlenebilir olmadığından belirsiz alacak davasına konu edilebilir. (Hukuk Genel Kurulu 2021/453 E., 2021/914 K.)

“Belirsiz alacak davası veya tespit davası açılması hâlinde, alacaklı, tüm miktarı belirtmese dahi, davanın başında hukukî ilişkiyi somut olarak belirtmek ve tespit edebildiği ölçüde de asgarî miktarı göstermek durumundadır.” (YHGK E. 2014/15-439 K. 2016/207 T. 2.3.2016)

Davacı vekilinin dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açtığını belirtmesine karşın, sonuç kısmında “fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla” dedikten sonra alacağın 310.000,00 TL lik kısmının tahsiline karar verilmesini talep etmesi karşısında dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde kısmi dava açıldığının kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 02.03.2016 tarihli bir kararı)

Davacının dava dilekçesinde dava değeri olarak 3.005,00 TL göstererek fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu davada, davalıdan talep edilebilecek tutar kapsamının yargılama safahatinde belirlenecek olmasını göz önünde bulundurarak fazlaya ilişkin hakların saklı

tutulmasının belirsiz alacak davası niteliğinde olduğuna hükmetmiştir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 04.02.2015 tarihli bir kararı)

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Karslıoğlu Hukuk

Karslıoğlu Hukuk & Danışmanlık olarak vizyonumuz; sürekli değişen hukuki sistem içerisinde müvekkillerimize öncü, yenilikçi ve stratejik çözümler sunarak, hukuk alanında güvenilir ve saygın bir marka olmaktır. Amacımız, özellikle idare hukuku, miras hukuku, ceza hukuku ve boşanma hukuku alanlarında sunduğumuz uzmanlıkla sektörde fark yaratmak ve adaletin güçlenmesine katkıda bulunmaktır.

İletişim