BOŞANMA SONRASI MEMURLARIN TAYİN HAKKI VE HUKUKİ SÜREÇ

            657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, kamu görevlilerinin özlük haklarını düzenleyen temel mevzuat olmakla birlikte içerisinde doğrudan “boşanma” kurumunu ele alan geniş kapsamlı bir bölüm bulunmamaktadır.

            Boşanma davalarının temel dayanağını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu oluşturmakta olup, Kanun’un 161 ila 166. maddeleri arasında düzenlenen zina, hayata kast ve pek kötü davranış, terk ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi sebepler boşanma nedenleri arasında sayılmaktadır. 

            Temel dayanak her ne kadar Türk Medeni Kanunu olsa da boşanan taraflardan birinin kamu görevlisi olması durumunda somut olaya göre hukuki süreç daha kapsamlı hale gelmektedir. Özellikle çekişmeli boşanma davalarında yaşanan gerilimi yüksek olaylarda tarafların arasında ceza davaları söz konusu olabilmekte, kamu görevlisinin yerine getirdiği hizmetin niteliğine göre de ceza davası kapsamında kendisine karşı birtakım önlemler alınmaktadır. Kamu görevlisinin disiplin cezası alması dahi söz konusu olabilmekteyken boşanma sürecinin yönetimi hem olası bir ceza davasını hem de idare hukuku açısından meydana gelebilecek sonuçları ciddi derecede etkilemektedir.

            Bu yazımızda boşanma davasının tayin durumuna etkisini kurumlar bazında ele alacağız. Konuyla ilgili detaylı bilgi ve danışmanlık için iletişim numaramız üzerinden irtibat kurabilirsiniz.

Boşanmak Tek Başına Tayin Sebebi midir?

            Kamu görevlilerinin boşanma sonrası gerçekleştirdikleri yer değişikliği başvurularının yasal dayanağı, 657 sayılı Kanun’un 72. maddesinde düzenlenen “Yer Değiştirme Suretiyle Atanma” prensiplerine dayanmaktadır. Mevzuatta bu süreçlerin uygulama esasları ise “Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik” ile belirlenmiştir.

            Söz konusu yönetmelik; sağlık sorunları, can güvenliği tehdidi veya aile bütünlüğünün korunması gibi durumları “mazeret tayini” kategorisinde öncelikli olarak tanımlasa da tayin imkanlarını sadece bu üç başlıkla sınırlandırmamaktadır. Memurlar, kanunda açıkça belirtilen bu zorunlu hallerin dışında kalan kişisel gerekçelerle de nakil talebinde bulunabilirler.

            Boşanmak her ne kadar yönetmelikte müstakil bir mazeret türü olarak sınıflandırılmamış olsa da personelin genel atama usulleri çerçevesinde sunduğu tayin dilekçelerinde geçerli bir sebep olarak idarece dikkate alınmaktadır. Evliliğin sona ermesiyle ortaya çıkan yer değişikliği ihtiyacı, idarenin genel takdir yetkisi ve hizmet gerekleri doğrultusunda değerlendirilen bir talep niteliğindedir. İhtiyacın elzem olması bu değerlendirmenin nasıl yapılacağını da etkilemektedir. Yukarıda değindiğimiz üzere taraflar arasında bir ceza davasının olması, can ve mal güvenliğinin riskli hale gelmesi, tedbir niteliğinde verilen uzaklaştırma kararının bulunması gibi sebepler tayin durumunun gerçekleşmesi için belirleyici olmaktadır.

            Genel yönetmeliklerin yanı sıra, ilgili bakanlıkların kendi teşkilat yapılarına göre hazırladıkları özel düzenlemeler de boşanma sonrası atama ve nakil süreçlerini hüküm altına alabilmektedir.

 Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne Göre Boşanmada Tayin Hakkı

         Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, personelin ailevi statüsündeki değişimleri direkt olarak mazeret kabul etmektedir. Bu kapsamda, evliliği mahkeme kararıyla sona eren kamu personelinin boşanmanın kesinleşmesini müteakip bir yıl içinde yer değişikliği talep etme hakkına sahip olduğu, ilgili yönetmeliğin “Mazeret Durumuna Dayalı Yer Değişikliği” başlıklı bölümüne eklenen 20. maddesinin “g” bendi ile hüküm altına alınmıştır. Bu maddeye göre:

  • Başvuru Süresi: Boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde tayin talebinde bulunulabilir.
  • Tercih Hakkı: Personel, boşanma nedeniyle eşinin ikametgahından ayrılmak zorunda kaldığını belgeleyerek; şartların uygun olması kaydıyla D veya C hizmet grubu illerden birine atanma talebinde bulunabilir.
  • Kısıt: Bu haktan aynı boşanma davasına istinaden yalnızca bir kez yararlanılabilir.

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne Göre Boşanmada Tayin Hakkı

         Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde, boşanma nedeniyle tayin hakkına dair özel bir madde bulunmamakla birlikte metnin 49. maddesinde şu genel atıf yer alır:

“Öğretmenlerin; aile birliği, sağlık, can güvenliği mazeretlerine veya engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeleri hakkında, Devlet Memurları Kanunu ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanır.”

            Bu hüküm uyarınca, öğretmenlerin boşanma nedeniyle tayin talepleri özel olarak belirtilmemiş olsa da dayanak gösterilen “Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik” hükümleri çerçevesinde genel mazeretler kapsamında değerlendirilmektedir. Bu yönetmeliğe göre boşanmak, Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ndeki gibi başlı başına bir mazeret sayılmamış olsa da somut olaya göre idarenin yapacağı değerlendirme akabinde kamu personelinin ihtiyacına göre tayin işlemi gerçekleştirilebilmektedir. Tarafların boşanma sürecindeki ve boşanma kararı kesinleştikten sonraki şiddetli iletişimi, can ve mal güvenliğinin riskli olması, eğer varsa çocukların maddi ve manevi menfaati bu kapsam dahilinde tayin için değerlendirmeye alınan hususlardan bazılarıdır.

Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne Göre Boşanmada Tayin Hakkı

         Emniyet bünyesinde görev yapan kamu personeli için de yukarıda adı geçen yönetmeliğin mazeret atamaları başlığının 18. maddesinin d bendinde boşanmak başlı başına bir mazeret olarak kabul edilmiş olup ilgili maddede, ‘’Personelin boşanması ve boşandığını kesinleşmiş mahkeme ilamı ile belgelemesi üzerine kesinleşme tarihi itibarıyla bir yıl içinde atanma talebinde bulunması.’’  gerekliliği hükme bağlanmıştır. Bu maddeden ve uygulamadan da anlaşıldığı üzere boşanmak direkt olarak mazeret kabul edilmiştir. İdareye kesinleşmiş mahkeme kararı ile yapılan başvurularda, boşanma kararının kesinleşmesinin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmemiş olması gerekmektedir.

Boşanma Davası Devam Ederken Tayin İstenebilir mi?

            Boşanma davası sürerken tayin talebinde bulunmak mümkündür. Ancak bu durumda açık mevzuat hükümleri yerine idarenin takdir yetkisi daha baskındır. Zira dava devam ederken tayin istenmesi durumunda dayanak gösterilen sebepleri, tayini talep eden tarafın çalıştığı kamu kurumu değerlendirmektedir.

         Taraflar fiilen ayrı yaşamaya başlamışsa ve özellikle çocukların bakımı, güvenlik, barınma veya aile desteği ihtiyacı gibi somut gerekçeler varsa, kamu görevlisi “mazeret tayini” talebinde bulunabilmektedir. 

            İdare genellikle boşanma kesinleşmeden yapılan tayin taleplerine temkinli yaklaşmaktadır ve çoğu zaman “henüz kesinleşmiş bir durum yok” gerekçesiyle talebi reddedebilmektedir. Ancak bu ret işlemi her zaman hukuka uygun değildir. Çünkü idare hukukunda yalnızca kesinleşmiş hukuki durumlar değil, fiili durumlar ve kamu görevlisinin mağduriyet riski de dikkate alınmak zorundadır. İdare, takdir yetkisini kullanırken hukuka ve hakkaniyete uygun karar vermek zorundadır. Somut ve belgelerle ortaya konulmuş bir mağduriyetin bulunmasına rağmen idarenin keyfî şekilde talebi reddetmesi hukuka aykırılık teşkil etmekte olup, bu durumda İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilmekte ve yargı kararıyla talep edilen hakkın tesis edilmesi sağlanabilmektedir.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Karslıoğlu Hukuk

Karslıoğlu Hukuk & Danışmanlık olarak vizyonumuz; sürekli değişen hukuki sistem içerisinde müvekkillerimize öncü, yenilikçi ve stratejik çözümler sunarak, hukuk alanında güvenilir ve saygın bir marka olmaktır. Amacımız, özellikle idare hukuku, miras hukuku, ceza hukuku ve boşanma hukuku alanlarında sunduğumuz uzmanlıkla sektörde fark yaratmak ve adaletin güçlenmesine katkıda bulunmaktır.

İletişim