Devlet Hastanesinin Ağır Kusurunda Tazminat

              İdarenin Ağır Hizmet Kusuru Halinde Özel Hastane Tedavi Masraflarının Tamamının Tazmini

             Türkiye Cumhuriyeti Danıştay 15. Dairesinin  2014 tarihinde oybirliğiyle vermiş olduğu E.20../…9 K.2014/…3 sayılı karar, idarenin sağlık hizmetlerindeki sorumluluğu ve vatandaşların bu sorumluluktan doğan tazminat hakları açısından mihenk taşı niteliğinde bir içtihat oluşturmuştur. Bu karar, kamu sağlık kuruluşlarında yaşanan hatalı tedavi süreçleri sonucunda özel hastanelerde tedavi görmek zorunda kalan vatandaşların uğradığı maddi zararın kapsamını genişletmekte ve idarenin kusurlu eylemlerinin sonuçlarına katlanması gerektiği yönündeki hukuki anlayışı pekiştirmektedir. 

             Dava, ……. Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde (…… Üniversitesi Hastanesi) Kolelitiazis (safra kesesi taşı) tanısıyla yatan bir davacının yaşadığı talihsiz olaylar silsilesi sonucunda açılmıştır. Davacıya uygulanan laparoskopik kolesistektomi (kapalı safra kesesi ameliyatı) sonrası beklenmeyen komplikasyonlar gelişmiş, bu durum üst karın şikayetleri ve sarılık (ikter) ile kendini göstermiştir. Yapılan ileri tetkikler sonucunda safra peritoniti (karın zarı iltihabı) ön tanısıyla tekrar ameliyata alınan davacıda safra kaçağı ve lokal peritonit tespit edilmiştir. Kaçağın ana safra kanalının ana ayrım noktasında (bifürkasyon düzeyinde) onarılamayacağı değerlendirilerek daha karmaşık bir cerrahi prosedür olan Roux-Y hepatikojejinostomi uygulanmış ve geçici safra drenajı için kateterler yerleştirilmiştir. Ameliyat sonrası süreçte de akciğerde sıvı birikmesi (plevral efüzyon) ve yara enfeksiyonu gibi sorunlarla mücadele eden davacı, bir süre sonra taburcu edilmiş ancak kolanjit (safra yolu enfeksiyonu) ataklarının tekrarlaması üzerine yeniden hastaneye yatırılmıştır. Tüm bu müdahalelere rağmen sağlığına kavuşamayan davacı, nihayetinde tedavi için X1 Hastanesine başvurmak zorunda kalmıştır. Bu özel hastanede gördüğü tedavi karşılığında toplam 5………… TL ödeme yapan davacı, bu zararın …… Üniversitesi Hastanesindeki hatalı tıbbi uygulamalardan kaynaklandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. 

İlk Derece Mahkemesinin Kararı

             Ankara 1. İdare Mahkemesinde görülen davada, olayın aydınlatılması amacıyla ……….  Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilimdalında görevli üç öğretim üyesinden oluşan bir bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapılmıştır. Bilirkişi raporu ve dosyadaki diğer kanıtları değerlendiren Mahkeme, davacıya yapılan ilk cerrahi müdahalenin iki asistan doktor ve bir intörn doktor tarafından gerçekleştirildiğini ve en önemlisi, ameliyatı yapan asistan doktorların gözetim ve denetimini üstlenecek bir uzman doktorun hasta dosyasında isminin bulunmadığını tespit etmiştir. Bu vahim tablo karşısında Mahkeme, davalı idarenin (……. Üniversitesi Hastanesinin) hizmetin işlemesinde ağır bir kusuru bulunduğu ve bu nedenle davacının uğradığı zararları tazmin etmekle yükümlü olduğuna hükmetmiştir.

             Ancak, maddi tazminatın miktarı konusunda Mahkeme şaşırtıcı bir karara imza atmıştır. Davacının X1 Hastanesine ödediği 58.000 TL’lik tedavi masrafını “gerçek zarar” olarak kabul etmemiştir. Gerekçe olarak ise davacının devlet ya da üniversite hastanesinde tedavisine devam edebilecekken özel bir hastane seçmesinin kendi tercihi olduğu ileri sürülmüştür. Bu nedenle Mahkeme, Sağlık Bakanlığından aldığı bilgi doğrultusunda, aynı tedavinin devlet hastanesinde yapılması halinde davacının katlanacağı maliyeti 11.000 TL olarak belirlemiş ve maddi tazminat talebinin sadece bu kısmı üzerinden kabulüne karar vermiştir. Manevi tazminat talebinin ise olayın gelişim şekli ve davacının yaşadığı elem ve ızdırap dikkate alınarak takdiren 10.000 TL‘lik kısmı kabul edilmiştir. 

Danıştayın Hakkaniyeti Tesis Eden Bozma Kararı

             İlk derece mahkemesinin bu kararı, hem davacı hem de davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesini yapan Danıştay 15. Dairesi, manevi tazminata ilişkin kısmı hukuka uygun bularak onamış, ancak maddi tazminata ilişkin kısmı oybirliğiyle bozmuştur.

             Danıştayın bozma kararının gerekçesi, idare hukukunun temel ilkelerine ve Anayasa’nın amir hükümlerine dayanmaktadır. Kararda öncelikle Anayasa’nın 125. maddesinde yer alan “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmü hatırlatılmıştır. Ardından, idarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanan hizmet kusuru kavramına değinilmiştir. Sağlık hizmetlerinin riskli bir nitelik taşıdığı ve bu nedenle idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için ağır hizmet kusurunun varlığının gerektiği vurgulanmıştır. …… Üniversitesi Hastanesinde uzman doktor gözetimi olmadan asistan ve intörn doktorlar tarafından ameliyat yapılması, Danıştay tarafından ağır hizmet kusuru olarak nitelendirilmiştir. devlet hastanesi kusuru, devlet hastanesi tazminat, hastane emsal karar

             Danıştay kararında, maddi zararın tanımı yapılarak, idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığında meydana gelen azalma ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan zararın maddi zarar olduğu belirtilmiştir. Bedensel nitelikteki maddi zararın ise tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması veya yok olması nedeniyle ortaya çıkan gelir kaybını ifade ettiği kaydedilmiştir.

             Kararın en can alıcı noktası ise Danıştayın davacının gerçek zararının X1 Hastanesindeki tedavi sırasında ödediği toplam 58.000 TL olduğu yönündeki açık ifadesidir. Danıştay, İdare Mahkemesinin bu miktarı esas alarak maddi tazminata hükmetmesi gerektiğini belirtmiş ve ilk mahkemenin özel hastane masraflarını devlet hastanesi maliyeti üzerinden hesaplamasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını vurgulamıştır. Zira Danıştay, davacının özel hastaneye başvurmak zorunda kalmasının temel nedeninin davalı idarenin ağır hizmet kusuru olduğunu açıkça kabul etmiştir. Devlet hastanesinde tedavi seçeneği teorik olarak bulunsa bile, ilk tedavideki ağır kusur nedeniyle davacının özel bir sağlık kuruluşuna başvurmak zorunda kalması, bu harcamayı zorunlu ve dolayısıyla tazmini gereken gerçek zarar haline getirmiştir. 

             Bu Danıştay kararı, sadece bu davayla sınırlı kalmayıp, benzer mağduriyetler yaşayan tüm vatandaşlar için emsal teşkil edecek bir öneme sahiptir. Karar, aşağıdaki önemli sonuçları beraberinde getirmektedir:

  • İdarenin Sağlık Hizmetlerindeki Sorumluluğu Artıyor: Kamu sağlık kuruluşları, sundukları hizmetlerde daha dikkatli ve özenli olmak zorunda kalacaklardır. Uzman denetimi olmadan yapılan tıbbi müdahalelerin ve diğer hizmet kusurlarının ağır sonuçları olabileceği yargı kararıyla tescillenmiştir.
  • Vatandaşların Tazminat Hakları Güçleniyor: Hatalı kamu sağlık hizmetleri nedeniyle özel hastanelerde tedavi görmek zorunda kalan vatandaşlar, yaptıkları zorunlu harcamaların tamamının tazminini talep etme konusunda güçlü bir hukuki dayanağa sahip olmuşlardır. İlk derece mahkemelerinin “tercih” gibi gerekçelerle gerçek zararı göz ardı etme eğiliminin önüne geçilmiştir.
  • Hakkaniyet İlkesi Ön Plana Çıkıyor: Danıştay, kararında hukukun yanı sıra hakkaniyet ilkesini de gözeterek, idarenin kusurlu davranışları sonucu mağdur olan vatandaşların mağduriyetlerinin tam olarak giderilmesi gerektiği yönünde önemli bir mesaj vermiştir.

             Sonuç olarak Danıştay 15. Dairesi’nin bu emsal kararı, idarenin sorumluluğu, vatandaşların hak arama özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü ilkeleri açısından son derece değerlidir. Karar, benzer davalarda yol gösterici olacak ve kamu sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılmasına katkı sağlayacaktır. Hatalı tıbbi uygulamalar sonucu mağdur olan vatandaşların, bu emsal kararı emsal göstererek haklarını aramaları ve uğradıkları gerçek zararın tazminini talep etmeleri artık daha güçlü bir zemine oturmuştur.
devlet hastanesi kusuru, devlet hastanesi tazminat, hastane emsal karar, hastane kusurluysa ne yapılır, hastane kusurundan doğan maliyetler, hastane kusurundan dolayı tazminat, hastane masraflarının iadesi, hastanenin kusuru, hastaneye karşı idare davası, hastaneye karşı tazminat davası, idare davaları emsal karar, idarenin ağır hizmet kusuru, özel hastane kusuru, Özel Hastane Tedavi Masraflarının Tamamının Tazmini

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Karslıoğlu Hukuk

Karslıoğlu Hukuk & Danışmanlık olarak vizyonumuz; sürekli değişen hukuki sistem içerisinde müvekkillerimize öncü, yenilikçi ve stratejik çözümler sunarak, hukuk alanında güvenilir ve saygın bir marka olmaktır. Amacımız, özellikle idare hukuku, miras hukuku, ceza hukuku ve boşanma hukuku alanlarında sunduğumuz uzmanlıkla sektörde fark yaratmak ve adaletin güçlenmesine katkıda bulunmaktır.

İletişim