- Av. Ülkü Seda KARSLIOĞLU
- Hukuk Gündemi, İdare Hukuku
- Mayıs 27, 2025
1. Görev Puanı Esasına Göre Elektronik Atama Sistemi Eleştirileri
Bilindiği üzere 26.05.2025 tarihinde Emniyet Teşkilatı Genel Atama Sonuçları açıklandı. Polis Memuru, Komiser Yardımcısı, Komiser ve Başkomiser rütbesindeki personelin atamaları bu sene ilk kez getirilen “Görev Puanı” sistemine göre yapıldı. Yeni elektronik atama sistemi hem mesleki gelişim hem de teşkilat içi dengeyi sağlamak adına büyük önem taşıyordu. Ancak genel atamaların açıklamasından itibaren gerek hukuk büromuza gelen geri dönüşlerden gerekse sosyal medyadan paylaşılan sonuçlardan yola çıkarak birçok personelin görev puanı yüksek olmasına rağmen tercih listesinin sonlarındaki illere atamasının yapıldığı görülmektedir. Görev puanına dayalı elektronik atama sisteminde uygulamada karşılaşılan sorunlar ve gelen şikayetler gösteriyor ki sistemin daha şeffaf ve denetlenebilir hale getirilmesi gerekmektedir.
2. Atamalarda Hangi Kriterler Değerlendirildi?
Atama işlemlerinin eşitlik ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde yürütülmesi hem Anayasada hem de ilgili kanun ve yönetmeliklerle güvence altına alınmıştır. İdarenin bu husustaki takdir yetkisi geniş yorumlanamaz ve personelin ihtiyaçlarının bir denge gözetilerek karşılanması gerekmektedir. Ancak birçok personelin 20., 30., hatta 50. tercihine gönderilmiş olması burada bu ilkelerin ihlal edilmiş olabileceği zannı yaratmaktadır.
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Temel Atama Esasları” başlıklı 12. maddesinde: “Atama ve yer değiştirmeler, hizmetin aksatılmadan yürütülebilmesi için hizmet ihtiyacı doğrultusunda; standart kadro, hizmet bölgesi süresi, terfi durumu, branş ve mesleki gelişim durumu, görev puanı, atanma istek ve tercihleri, emniyet ve asayiş durumu ile idari ve zaruri nedenler dikkate alınarak yapılır.” hükmü yer almaktadır. Buradaki “atanma istek ve tercihleri” ifadesine rağmen görev puanı görece yüksek bir personelin 50. tercihine gönderilmesi eşitlik ve hakkaniyet ilkesine aykırıdır. Bu durum aynı maddenin 2. fıkrasındaki ” … insan kaynaklarının muhafazası ve etkin kullanımı için gerekli tedbirler alınır.” hükmüne de aykırılık teşkil etmektedir.
Yönetmeliğin “Temel Atama Esasları” başlıklı 12. maddesinde “Başkomiser ve altı rütbelerdeki personelin atama ve yer değiştirmeleri; rütbe, branş,
hizmet yılı ve cinsiyet gibi hususlar dikkate alınarak Genel Müdürlükçe belirlenen kontenjanlara, personelin tercihlerine göre her bir kontenjan için kendi aralarındaki görev puanı esas alınarak elektronik ortamda yapılır. Görev puanı eşit olanlar arasında sicil numarası düşük olana öncelik tanınır. Tercihte bulunmayan veya tercihlerine yerleşemeyen personel, boş kalan kontenjanlara görev yeri puanı en düşük olandan başlanmak suretiyle personelin görev puanı esas alınarak yerleştirilir” hükmü yer almaktadır.” Madde hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere atamalar görev puanı esasına göre yapılmaktadır. Ancak görev puanına ek olarak personelin kendi aralarındaki tercihlere göre düşük sicilli personele öncelik verilecek şekilde tercih yapılan ilin kontenjanına uygun değerlendirilmektedir. Fakat yeni sistemin uygulaması şeffaflık ve adalet ilkelerinin tam olarak sağlanamadığı yönünde eleştirilere neden oldu.
3. Personelin Psikolojik ve Sosyal İhtiyaçları
Emniyet Teşkilatı gibi yüksek disiplin ve özveri gerektiren kurumlarda, personelin sadece fiziki değil, aynı zamanda psikolojik dayanıklılığı ve moral motivasyonu da hizmet kalitesini doğrudan etkileyen unsurlardır. Personelin görev tercihleri, görev puanı, hizmet süresi ve kişisel durumları dikkate alınmaksızın yapılan atamalar, sadece hukuki güvenlik ilkesine değil; aynı zamanda personelin aidiyet duygusunu ve kuruma bağlılığını zedeleyerek hizmetin verimliliğini düşürebilir.
Özellikle yüksek görev puanına sahip personelin tercih dışı yerlere atanması, eşitlik, hakkaniyet, adalet ve liyakat ilkelerinin ihlal edildiği yönünde kamuoyunda ve teşkilat içinde ciddi bir algıya neden olmakta; bu da sistemin şeffaflığına ve adilliğine duyulan güveni sarsmaktadır. Anayasa ve ilgili yönetmelikler gereği idareye tanınan takdir yetkisi, keyfilik anlamına gelemez; bu yetki ölçülülük, nesnellik ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda kullanılmak zorundadır.
Bu nedenle, atama süreçlerinde hem hukuki hem de insani sorumluluklar gözetilmeli; personelin psikolojik ve sosyal ihtiyaçları da dikkate alınarak, kurum içi huzur ve verimlilik esas alınmalıdır. Aksi takdirde, yalnızca bireysel mağduriyetler değil, kamu hizmetinin kalitesinde de ciddi zafiyetler ortaya çıkabilecektir.
4. Eşitlik İlkesine ve Hukuka Aykırı Atamaya Karşı İptal Davası
İlgili yönetmelik hükümleri açıkça; görev puanı, tercih sırası, hizmet süresi, kadro durumu gibi kriterlerin dikkate alınarak atamaların yapılması gerektiğini belirtmektedir. Fakat uygulamada bu kriterlerin ne ölçüde adil ve dengeli kullanıldığı, birçok personel açısından soru işaretleri doğurmaktadır. Özellikle yüksek görev puanına sahip personelin son tercihlerine atanması, hem anayasal eşitlik ilkesine hem de yönetmelikte belirtilen insan kaynaklarının etkin kullanımı ilkesine aykırılık teşkil edebilir.
Bu gibi durumlarda, görev puanı esasına dayalı sistemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi, hak ihlali olup olmadığının değerlendirilmesi ve idari işlemlere karşı yasal yollara başvurulması büyük önem taşımaktadır. Bu süreçlerde, idare hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukatla çalışmak, hem hak kaybını önlemek hem de doğru hukuki stratejilerle hareket etmek açısından son derece kritik bir rol oynamaktadır. Atama işlemleriyle ilgili iptal davaları, yürütmenin durdurulması talepleri ve kişisel hakların korunmasına yönelik başvuruların etkili biçimde yapılabilmesi için profesyonel hukuki destek alınması gerekmektedir.
Unutulmamalıdır ki, idarenin takdir yetkisi sınırsız değildir. Her kamu görevlisinin atama süreci, adalet, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uygun olmalıdır. Bu ilkelere aykırı uygulamalara karşı etkin bir hukuki mücadele için uzman avukatlardan danışmanlık alınması, hak arama sürecinde en sağlam adımdır.

- İdare Hukuku Ocak 12, 2026
Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Re’sen Yer Değiştirilmesi ve 2026 Yönetmelik Değişikliğinin Hukuki Değerlendirmesi
Norm kadro fazlası olarak belirlenen öğretmenlerin görev yerlerinin idare tarafından re’sen (zorunlu olarak) değiştirilmesi, uzun süredir idare hukuku bakımından ciddi
Read More
- İdare Hukuku Ocak 9, 2026
MEB Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde Yeni Dönem
Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlerin yer değiştirme takviminden hizmet puanı hesaplama yöntemine kadar geniş bir yelpazede değişikliğe gitti. Yeni düzenleme, eğitimde
Read More
- İdare Hukuku Aralık 29, 2025
Tam Yargı Davası – İdari Yargıda Tazminat Davaları (2026)
TAM YARGI DAVASININ HUKUKİ NİTELİĞİ İdare, kamu gücüne dayanarak tek taraflı irade açıklamasıyla idari işlem ya da işlemler tesis edebilmektedir.
Read Moreelektronik atama sistemi atamanın iptali davası, emniyet personeli atamanın iptali, polis mevzuat atamanın iptali davası, polis atamanın iptali süre, idari dava süresi, hukuka aykırı atamanın iptali davası, polis atamaları

2 Comments