- Av. Ülkü Seda KARSLIOĞLU
- İdare Hukuku
- Eylül 6, 2026
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda memurluğun sona ermesi, yalnızca memurun istifa etmesiyle sınırlı değildir. Kanunun 98. maddesinde memurluktan çıkarılma, memuriyet şartlarının kaybedilmesi, çekilme, emeklilik ve ölüm memurluğu sona erdiren temel haller olarak düzenlenmiştir.
Özellikle memurluktan kendi isteğiyle ayrılmak isteyen kişilerin, 657 sayılı Kanun’un 94. maddesindeki çekilme usulüne uygun hareket etmesi önemlidir. Görevin mazeretsiz ve izinsiz biçimde terk edilmesi halinde ise yazılı istifa dilekçesi bulunmasa dahi kişinin çekilmiş sayılması söz konusu olabilir.
Bunun yanında memurluktan ayrılma şekli, kişinin yeniden devlet memurluğuna atanabilmesi bakımından da doğrudan önem taşımaktadır. Nitekim 657 sayılı Kanun’un 97. maddesinde ayrılmanın şekline göre 6 ay, 1 yıl ve 3 yıl gibi farklı bekleme süreleri öngörülmüş; 96. maddeye aykırı hareket bakımından ise çok daha ağır bir sonuç düzenlenmiştir. Karslıoğlu Hukuk tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanan bu rehberde aradığınız tüm sorulara cevap bulabileceksiniz.
Makale İçeriği
Toggle657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na Göre Memurluğun Sona Ermesi
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre memurluk nasıl sona erer? Memur istifa ederse yeniden memur olabilir mi? Göreve kaç gün gelmeyen memur çekilmiş sayılır? Memurluktan çekilen kişi ne zaman yeniden atanabilir?
Devlet memurluğu, personelin kamu hizmetindeki görev ve statüsünün çeşitli hukuki sebeplerle sona ermesiyle son bulabilir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda memurluğun sona ermesine ilişkin temel düzenlemeler 94, 95, 96, 97 ve 98. maddelerde yer almaktadır.
Özellikle memurun kendi isteğiyle görevinden ayrılması anlamına gelen çekilme (istifa) ile memurun belirli şartların gerçekleşmesi sonucunda herhangi bir yazılı başvuruya gerek olmaksızın çekilmiş sayılması, uygulamada önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Hangi hallerin çekilmiş sayılma olarak değerlendirileceği de hak kayıplarının ve devlet memurluğunun kaybedilmemesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Bunun yanında memurluktan çıkarılma, memuriyete atanma şartlarının kaybedilmesi, emeklilik ve ölüm gibi durumlar da memuriyetin sona ermesine neden olmaktadır. Memurluktan çıkarma ve atanma şartlarının kaybedilmesi durumlarında idarenin hatalı işlem tesis etmesi veya takdir yetkisini aşan işlemler idari yargıda davaya konu olabilmektedir. Devlet memurluğunun sona ermesi hususunda her türlü soruya cevap bulabileceğiniz bu rehber Karslıoğlu Hukuk tarafından bilgi amaçlı hazırlanmıştır.
657 sayılı Kanun’a göre memurluğun sona erme halleri nelerdir?
657 sayılı Kanun’un 98. maddesine göre devlet memurlarının;
Kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılması,
Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurluk sırasında bu şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi,
Memurluktan çekilmesi,
İstek, yaş haddi veya malullük sebeplerinden biriyle emekliye ayrılması,
Ölümü hallerinde memurluğu sona erer.
Dolayısıyla memurluğun sona ermesi hukuken yalnızca istifa edilmesiyle gerçekleşen bir durum değildir. Kanunda farklı hukuki sebeplere dayanan birden fazla sona erme hali bulunmaktadır.
Memurluktan çekilme (istifa) nedir?
657 sayılı Kanun’un 94. maddesinde memurun görevinden kendi isteğiyle ayrılması “çekilme” olarak düzenlenmiştir. Memur, bağlı bulunduğu kuruma yazılı olarak başvurarak memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir.
Günlük uygulamada “istifa” olarak ifade edilen bu durum, 657 sayılı Kanun bakımından esas olarak memurluktan çekilme şeklinde ifade edilmektedir. Memurun istifa dilekçesi vermesi tek başına her durumda aynı gün görevinden ayrılabileceği anlamına gelmez. Kanun, kamu hizmetinin devamlılığını sağlamak amacıyla çekilme konusunda belirli kurallar öngörmüştür. Bu kuralların ve belirli şartların gerçekleşmesi durumunda çekilme talebi kurum tarafından kabul edildikten sonra hukuken çekilme işlemi gerçekleşmiş olacaktır.
Memur istifa dilekçesi verdikten sonra hemen görevini bırakabilir mi?
657 sayılı Kanun’un 94. maddesine göre çekilmek isteyen memur, yerine atanan kişi gelene veya çekilme isteği kabul edilene kadar görevine devam etmek zorundadır. Ancak kanun, bu konuda belirli bir süre sınırı da öngörmektedir.
Memurun yerine atanan kişi bir aya kadar gelmez veya yerine bir vekil atanmazsa, memur üstüne haber vermek suretiyle görevini bırakabilecektir. Bu nedenle memurun “istifa dilekçesi verdim, artık işe gitmeme gerek yok” şeklindeki değerlendirmesi hukuken doğru değildir. Yerine gelecek memuru bekleyecek veya uygun süreye riayet ederek üstüne bilgi vermek suretiyle görevini bırakabilecektir. Yani çekilme başvurusundan sonra kanunda öngörülen usule uygun şekilde hareket edilmelidir.
Memurun göreve gelmemesi halinde çekilmiş sayılması
657 sayılı Kanun’un 94. maddesinde memuriyetin sona ermesiyle ilgili oldukça önemli bir düzenleme bulunmaktadır. Buna göre;
Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın memur çekilme isteğinde bulunmuş sayılır. Bu husus kanunda özellikle “çekilmiş istediğinde bulunmuş sayılır” olarak düzenlenmiştir.
Burada birlikte gerçekleşmesi gereken iki temel unsur bulunmaktadır:
Memurun görevini terk etmesi,
Bu terk halinin kesintisiz 10 gün devam etmesi.
Dolayısıyla memurun herhangi bir dilekçe vermemiş olması, her durumda memuriyet statüsünün devam edeceği anlamına gelmez. Kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde memur, yazılı istifa dilekçesi vermemiş olsa dahi çekilmiş sayılabilecektir.
10 gün işe gelmeyen memur istifa etmiş sayılır mı?
657 sayılı Kanun bakımından yalnızca işe gelmeme olgusu değil, mezuniyetin veya kurum tarafından kabul edilen bir mazeretin bulunup bulunmadığı ve görevin terk edilmesinin kesintisiz 10 gün sürüp sürmediği önemlidir. Bu şartlar gerçekleştiğinde yazılı istifa dilekçesi aranmaksızın memur çekilmiş sayılır.
Dolayısıyla “10 gün işe gelmeyen herkes otomatik olarak istifa etmiş olur” şeklindeki genelleme hukuken eksiktir. Bir personelin mazereti nedeniyle işe gelememesi durumunun somut delillerle ispatlanması durumunda “çekilmiş sayılma” olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. İdarenin çekilmiş sayılma işlemi tesis ederken mazereti yeterli görmemesi veya yeterli araştırma yapmadan bu kararı vermesi uygulama sıklıkla karşılaştığımız bir sorundur. Memuriyetinizi sona erdiren bu hukuka aykırı işlemlere karşı idari yargıda dava açılabilmektedir.
İdarenin hukuka aykırı olarak “çekilmiş sayılma” kararlarına karşı mazeretin önem derecesi veya yeterli araştırma yapılmaması ya da mezuniyet durumlarında ispatın yazılı veya belgelenebilir olması oldukça önemlidir.
Çekilme ile çekilmiş sayılma arasındaki fark
Uygulamada birbirine karıştırılan iki kavram bulunmaktadır:
Çekilme
Memurun kendi iradesiyle kuruma yazılı olarak başvurarak görevinden ayrılmak istemesidir.
Çekilmiş sayılma
Memurun kanunda öngörülen şartlara aykırı biçimde görevini terk etmesi ve bu durumun kanunda belirtilen süre boyunca devam etmesi sonucunda, ayrıca yazılı istifa dilekçesi vermesine gerek olmaksızın çekilme isteğinde bulunmuş sayılmasıdır.
Bu ayrım özellikle yeniden memuriyete atanma süresi bakımından önemlidir.
Çünkü her iki durumun 657 sayılı Kanun’un 97. maddesi kapsamında aynı hukuki sonucu doğurması söz konusu değildir.
Memurluktan çekilen kişi ne zaman yeniden memur olabilir?
Memurluktan ayrılmanın en önemli sonuçlarından biri, yeniden devlet memurluğuna atanma bakımından ortaya çıkmaktadır. 657 sayılı Kanun’un 97. maddesinde, memurluktan ayrılma şekline göre farklı bekleme süreleri öngörülmüştür.
Buna göre:
| Memurluktan ayrılma şekli | Yeniden memuriyete atanma bakımından süre |
|---|---|
| 94. maddenin 2. ve 3. fıkrasına uygun çekilme | 6 ay |
| Çekilmiş sayılma | 1 yıl |
| 94. maddenin 2. fıkrasına aykırı görevden ayrılma | 1 yıl |
| 95. maddeye aykırı hareket | 3 yıl |
| 96. maddeye aykırı hareket | Hiçbir surette |
657 sayılı Kanun’un 97. maddesi bu süreleri açıkça düzenlemektedir.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunmaktadır: 657 sayılı Kanun’un 97. maddesinde belirtilen sürenin dolması, kişinin hiçbir başka şart aranmaksızın otomatik olarak memuriyete atanacağı anlamına gelmez.
Yeniden atanma bakımından ilgili mevzuatta öngörülen diğer şartların da bulunması gerekir.
İstifa eden memur 6 ay sonra yeniden memur olabilir mi?
657 sayılı Kanun’un 97. maddesinin (A) bendine göre, Kanun’un 94. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden devlet memurluğuna alınamaz. Burada önemli olan, memurun görevinden hangi usulle ayrıldığıdır.
Dolayısıyla her istifa eden memur için otomatik olarak “6 ay sonra atanabilir” sonucuna ulaşmak doğru değildir. Örneğin, bir memurun istifa dilekçesini verdikten sonra, çekilme isteği henüz kabul edilmemiş ve yerine atanacak kişi göreve başlamamış olmasına rağmen görevini kendi iradesiyle bırakması halinde, 657 sayılı Kanun’un 94. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen usule aykırı hareket edilmiş olur. Bu şekilde görevinden ayrılan memur, 657 sayılı Kanun’un 97. maddesinin (B) bendi uyarınca bir yıl geçmeden yeniden devlet memurluğuna alınamaz. Ancak görevin mazeretsiz olarak terk edilmesi kesintisiz 10 gün devam ederse, ayrıca 94. madde uyarınca çekilmiş sayılma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı da değerlendirilmelidir.
Çekilmiş sayılan memur ne zaman yeniden atanabilir?
Memurun görevini kanunda öngörülen şartlara aykırı biçimde terk etmesi ve bunun sonucunda çekilmiş sayılması halinde, 657 sayılı Kanun’un 97. maddesi uygulanır.
Kanunun 97. maddesinin (B) bendine göre; “Bu Kanuna göre çekilmiş sayılanlar” bir yıl geçmeden devlet memurluğuna alınamazlar. Dolayısıyla çekilmiş sayılan bir memurun yeniden devlet memurluğuna atanabilmesi bakımından temel olarak bir yıllık bekleme süresi bulunmaktadır.
Devir ve teslim yapmadan görevden ayrılan memur
657 sayılı Kanun’un 95. maddesi, görevinden ayrılan bazı memurlar bakımından ayrıca devir ve teslim yükümlülüğü getirmektedir. Devlet Memurları Kanununa göre devir ve teslim ile yükümlü olan memurlar, bu işlemler tamamlanıncaya kadar görevlerini bırakamaz.
Devir ve teslim işlemleri, kamu hizmetinin kesintiye uğramaması ve görevle ilgili bilgi, belge, dosya ve diğer unsurların yeni görevliye aktarılması açısından önem taşımaktadır. Bu yükümlülüğe aykırı hareket edilmesinin yeniden memuriyete atanma bakımından da ciddi sonucu bulunmaktadır.
657 sayılı Kanun’un 97. maddesinin (C) bendine göre 95. maddede belirtilen zorunluluklara uymayanların 3 yıl geçmeden devlet memurluğuna alınması mümkün değildir. Bu nedenle devir ve teslim yükümlülüğü bulunan bir memurun görevden ayrılırken bu hususa özellikle dikkat etmesi gerekmektedir. Devir teslimin önemi diğer kanunların yüklediği yükümlülüklerde de ayrıca önemini göstermektedir.
Olağanüstü hallerde memurluktan çekilme
657 sayılı Kanun’un 96. maddesi, normal dönemdeki çekilme hükümlerinden farklı olarak olağanüstü yönetim hallerinde daha sıkı bir düzenleme getirmektedir. Olağanüstü hal, seferberlik, savaş hali veya genel hayata müessir afetlere uğrayan yerlerde görev yapan devlet memurları, çekilme istekleri kabul edilmedikçe veya yerine atanacak kişiler gelip göreve başlamadıkça görevlerini bırakamazlar.
Buradaki amaç, kamu hizmetinin olağanüstü koşullar altında kesintiye uğramasını engellemektir. Dolayısıyla normal zamanda uygulanabilen çekilme usulünün olağanüstü yönetim hallerinde aynı şekilde uygulanması mümkün değildir.
Olağanüstü hallerde görevini bırakan memurun durumu
657 sayılı Kanun’un 97. maddesi, 96. maddeye aykırı hareket eden memurlar bakımından oldukça ağır bir sonuç öngörmektedir. Buna göre 96. maddeye aykırı hareket edenler “hiçbir surette” devlet memurluğuna alınamazlar. Dolayısıyla olağanüstü yönetim hallerinde görevden ayrılma konusunda son derece dikkatli olunması gerekecektir.
Memurluktan çıkarılma halinde memurluk sona erer mi?
657 sayılı Kanun’un 98. maddesinin (a) bendine göre, Kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılan kişinin memurluğu sona erer. Burada “çekilme” ile “memurluktan çıkarılma” birbirinden tamamen farklı hukuki kurumlardır.
Çekilme, kural olarak memurun kendi iradesiyle görevinden ayrılmasıdır. Memurluktan çıkarılma ise disiplin hükümleri çerçevesinde uygulanan ve memurun iradesine bağlı olmayan bir sona erme halidir. Bu nedenle her iki kurumun hukuki sonuçlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Memuriyete atanma şartlarından birinin kaybedilmesi
657 sayılı Kanun’un 98. maddesinin (b) bendi de önemli bir memuriyetin sona erme sebebidir. Buna göre; kişinin memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memuriyeti sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi halinde memurluk sona erer.
Bu düzenleme, memuriyete giriş şartlarının yalnızca ilk atama sırasında değil, memuriyet devam ettiği sürece de önem taşıdığını göstermektedir. Ancak somut olayda hangi şartın kaybedildiği ve bunun hukuki sonucunun ne olduğu ayrıca incelenmelidir. Güncel yargı kararları da bu hususta büyük önem taşımaktadır.
Emeklilik nedeniyle memurluğun sona ermesi
Memurluk, emeklilik nedeniyle de sona erebilir. 657 sayılı Kanun’un 98. maddesinin (ç) bendinde; istek, yaş haddi veya malullük sebeplerinden biriyle emekliye ayrılma halinde memurluğun sona ereceği düzenlenmiştir.
Emeklilik işlemlerinin tabi olduğu özel mevzuat hükümleri saklı olmak üzere, emeklilik sonucunda kişinin devlet memurluğu statüsü sona ermektedir.
Memurun ölümü halinde memurluk sona erer mi?
657 sayılı Kanun’un 98. maddesinin (d) bendinde ölüm, memurluğu sona erdiren haller arasında açıkça sayılmıştır.
Bu durumda memurun kamu görevlisi sıfatı sona erer. Ancak ölüm nedeniyle doğabilecek maaş, emekli aylığı, ölüm yardımı ve diğer mali veya sosyal haklar ayrıca ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmektedir.
Memurluğun sona ermesi ile görevden uzaklaştırma aynı şey midir?
Görevden uzaklaştırma, memurun memuriyetinin sona ermesi anlamına gelmez. Görevden uzaklaştırma, belirli şartların bulunması halinde uygulanan geçici bir tedbir niteliğindedir.
Buna karşılık 657 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen haller gerçekleştiğinde memurluk statüsü sona erebilir. Bu nedenle görevden uzaklaştırılan bir memurun “memuriyetten çıkarıldığı” sonucuna doğrudan ulaşılması doğru değildir.
İstifa eden memur tekrar aynı kurumda çalışabilir mi?
Kanunda öngörülen bekleme süresinin dolması tek başına aynı kuruma yeniden atanma hakkı doğurmaz. 657 sayılı Kanun’un 97. maddesi, belirli süreler geçmeden kişinin yeniden devlet memurluğuna alınamayacağını düzenlemektedir.
Sürenin dolmasından sonra ise kişinin yeniden memuriyete atanabilmesi, ilgili kadronun bulunması, atama şartlarının taşınması ve yetkili idarenin atama işlemi gibi hususlara bağlıdır.
Bu nedenle: “6 ay geçti, eski görevime otomatik olarak dönerim.” şeklinde bir hak bulunduğu söylenemez. Ancak idare de bu talebi gerekçesiz olarak reddedemez. Kadronun bulunup bulunmadığı, atama şartlarının mevcut olup olmadığı ve atama işlemiyle ilgili tüm hususlar idare tarafından hukuka uygun olarak somut gerekçelerle ileri sürülmelidir.
Memurluktan istifa etmek disiplin cezasını ortadan kaldırır mı?
Memurun görevinden ayrılması, daha önce doğmuş olan mali veya cezai sorumluluklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Nitekim 657 sayılı Kanun’un 97. maddesi, yeniden atanma sürelerini düzenlerken “mali ve cezai sorumlulukları saklı kalmak üzere” ifadesine yer vermektedir.
Dolayısıyla memurun görevden ayrılması, görev sırasında gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle doğabilecek hukuki, mali veya cezai sorumlulukların kendiliğinden ortadan kalkması sonucunu doğurmaz.
Memur istifa dilekçesi vermeden görevden ayrılırsa ne olur?
Bu durumda olayın niteliğine göre farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir. Buna göre;
izin veya mazeret bulunup bulunmadığı,
mazeretin kurum tarafından kabul edilip edilmediği,
görevin ne kadar süreyle terk edildiği,
görevin terk edilmesinin kesintisiz olup olmadığı,
devir ve teslim yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı,
olağanüstü hal, seferberlik veya savaş hali gibi özel bir durumun mevcut olup olmadığı
incelenmelidir.
Şartları oluşmuşsa memur çekilmiş sayılabilir. Bunun yanında olayın disiplin hukuku bakımından ayrıca değerlendirilmesi de gerekebilir.
Memurluğun sona ermesinde en önemli ayrım: İstifa mı, çekilmiş sayılma mı?
Uygulamada sıklıkla karşılaştığımız özellikle bu ayrım büyük önem taşımaktadır. Çünkü memurun görevden ayrılma şekli, yeniden memuriyete atanabilmesi için uygulanacak bekleme süresini doğrudan etkilemektedir.
Örneğin;
Usulüne uygun çekilmede → 6 ay
Çekilmiş sayılmada → 1 yıl
maddeye aykırılıkta → 3 yıl
maddeye aykırılıkta → hiçbir surette dönememe
sonuçları ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle memurun “istifa ettim” şeklindeki beyanından ziyade, görevden ayrılmanın hangi kanuni hüküm kapsamında gerçekleştiği önemlidir.
657 sayılı Kanun’a göre memurluğun sona ermesi – Özet tablo
| Sona erme sebebi | Hukuki dayanak | Sonuç |
|---|---|---|
| Memurluktan çekilme | 657 m. 94 | Memurluk sona erer |
| Çekilmiş sayılma | 657 m. 94 | Memurluk sona erer |
| Devir-teslim yükümlülüğüne aykırılık | 657 m. 95 | Yeniden atama bakımından 3 yıl engel |
| Olağanüstü hallerde usulsüz çekilme | 657 m. 96 | Yeniden memuriyete alınma mümkün değildir |
| Memurluktan çıkarılma | 657 m. 98/a | Memurluk sona erer |
| Memuriyet şartlarının kaybedilmesi | 657 m. 98/b | Memurluk sona erer |
| Emeklilik | 657 m. 98/ç | Memurluk sona erer |
| Ölüm | 657 m. 98/d | Memurluk sona erer |
Sıkça Sorulan Sorular
Memur istifa edince memurluk hemen sona erer mi?
Her durumda aynı gün sona erdiği söylenemez. 657 sayılı Kanun’un 94. maddesinde çekilmenin usulü ve memurun görevine devam etmesi gereken durumlar düzenlenmiştir.
Memur kaç gün işe gelmezse istifa etmiş sayılır?
657 sayılı Kanun’un 94. maddesine göre, mezuniyetsiz veya kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu durumun kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde memur yazılı başvuru yapmaksızın çekilmiş sayılır.
Çekilmiş sayılan memur ne zaman yeniden atanabilir?
657 sayılı Kanun’un 97. maddesine göre çekilmiş sayılanlar bir yıl geçmeden devlet memurluğuna alınamaz.
İstifa eden memur ne zaman yeniden memur olabilir?
657 sayılı Kanun’un 94. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına uygun olarak çekilenler bakımından 97. madde uyarınca 6 aylık bekleme süresi bulunmaktadır.
Devir teslim yapmadan istifa eden memur ne kadar süre memur olamaz?
maddede düzenlenen devir ve teslim yükümlülüğüne aykırı hareket edenler bakımından 97. madde uyarınca 3 yıllık bekleme süresi öngörülmüştür.
Memur istifa ettikten sonra aynı kuruma geri dönebilir mi?
Bekleme süresinin dolması, kişiye otomatik olarak eski görevine veya eski kurumuna dönme hakkı vermez. Yeniden atama için ilgili mevzuattaki şartların ve atama koşullarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
10 gün işe gelmeyen memur kesin olarak istifa etmiş sayılır mı?
Hayır. Görevin terk edilmesinin mezuniyetsiz veya kurumca kabul edilen bir mazeret olmaksızın gerçekleşmesi ve kesintisiz 10 gün devam etmesi gerekir.
Memurluktan çıkarılma ile istifa aynı şey midir?
Hayır. İstifa, memurun kendi iradesiyle görevinden ayrılmasıdır. Memurluktan çıkarılma ise kanunda öngörülen disiplin hükümleri çerçevesinde uygulanan bir sona erme halidir.
Görevden uzaklaştırılan memurun memurluğu sona erer mi?
Hayır. Görevden uzaklaştırma tek başına memurluğun sona ermesi anlamına gelmez. Bunun geçici bir tedbir mi yoksa nihai bir memuriyetten çıkarma işlemi mi olduğu somut hukuki sürece göre değerlendirilmelidir.
Bu makale, Av. Ülkü Seda Karslıoğlu tarafından güncel hukuki mevzuat ve en son yargı içtihatları göz önünde bulundurularak kaleme alınmıştır. İncelenen konu karmaşık yasal süreçler barındırmakta olup, hak kaybına uğramamak adına alanında uzman bir hukukçu desteği alınması önem arz eder. “Memurluğun Sona Ermesi ve Memurluğa Yeniden Atanma – 2026” başlıklı hukuki uyuşmazlığa ilişkin danışmanlık ve dava takibi işlemleri, Karslıoğlu Hukuk bürosunun uzman avukatları tarafından yürütülmektedir. Detaylı bilgi ve randevu için karsliogluhukuk.com adresini ziyaret edebilir veya 0531 792 1558 numaralı hattan doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
