- Av. Ülkü Seda KARSLIOĞLU
- Hukuk Gündemi, İdare Hukuku
- Eylül 12, 2026
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, memurların göreve alınmasından görevde yükselmelerine, atama ve yer değiştirmelerinden disiplin cezalarına, görevden uzaklaştırmadan memurluğun sona ermesine kadar birçok temel konuyu düzenlemektedir.
Ancak kanun maddelerinin yalnızca okunması, uygulamada karşılaşılan sorunların anlaşılması için her zaman yeterli değildir. Bir memur hakkında işlem tesis edildiğinde, işlemin hangi kanun maddesine dayandığı, idarenin hangi şartları taşıması gerektiği ve işlemin hukuka uygun olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Aşağıdaki rehber bu amaçla hazırlanmıştır.
Makale İçeriği
Toggle1. 657 Sayılı Kanun Madde 48 – Memuriyete Giriş Şartları
MADDE 48 – Genel ve özel şartlar
Devlet memurluğuna alınacaklarda genel ve özel şartlar aranır.
A) Genel şartlar:
- Türk Vatandaşı olmak,
- Bu Kanunun 40 ıncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak,
- Bu Kanunun 41 inci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,
- Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
- Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.
- Askerlik durumu itibariyle;
a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,
b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,
c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,
- 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak.
- Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak.
B) Özel şartlar:
- Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 inci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak,
- Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak.
Bu madde özellikle memuriyete ilk giriş aşamasında önem taşır. Örneğin; Adli sicil kaydı nedeniyle atamanın yapılmaması, Hükümlülük nedeniyle memuriyet şartının kaybedildiğinin ileri sürülmesi, Güvenlik soruşturması/arşiv araştırması sonucunda atama yapılmaması, Sağlık şartlarının yerine getirilmediğinin ileri sürülmesi, İlanda belirtilen özel şartların taşınmadığının iddia edilmesi gibi işlemler 657/48 kapsamında gündeme gelebilir.
İdarenin yalnızca “657/48 şartlarını taşımıyor” demesi her zaman yeterli değildir. Hangi şartın neden taşınmadığının ve bunun hangi somut bilgi veya belgeye dayandığının ortaya konulması gerekmektedir.
2. 657 Sayılı Kanun Madde 56-57 – Aday Memurun Görevine Son Verilmesi
Madde 56 – Adaylık Devresi İçinde Göreve Son Verilme
Adaylık süresi içerisinde eğitimde başarısız olan, adaylık süresi içindeki hal ve hareketleri memurlukla bağdaşmayan veya görevin gerektirdiği bilgi ve becerileri kazanmadığı değerlendirilen aday memurlar bakımından görev sona erdirilebilir.
Aday memur bakımından özellikle; eğitim başarısızlığı, disiplin niteliğindeki davranışlar, adaylık sürecindeki performans, görevin gerektirdiği bilgi ve becerilerin kazanılmadığı iddiası önem taşır. Burada önemli olan, aday memurun görevine son verilmesinin somut ve denetlenebilir bir nedene dayanıp dayanmadığıdır. “Başarısız bulundu” şeklindeki soyut bir değerlendirme tek başına yeterli olmayacaktır. İdarenin işlemini somut gerekçelerle desteklemesi gerekmektedir.
Madde 57 – Adaylık Süresi Sonunda Başarısızlık
Adaylık süresi sonunda başarısız olanların ilişiğinin kesilmesine ilişkin hükümler bu maddede düzenlenmektedir. Aday memur açısından en önemli konu, başarısızlık değerlendirmesinin hangi somut kriterlere göre yapıldığıdır. Özellikle eğitim, sınav, disiplin ve adaylık sürecindeki değerlendirmelerin belgeli olması gerekmektedir. Bu tür işlemlere karşı açılacak davalarda yalnızca “başarısız değilim” demek yerine, başarısızlık tespitinin dayanağının hukuka aykırı olduğu ortaya konulmalıdır. İdare bu işlemi tesis ederken genel ve soyut gerekçelerle keyfiyete yol açabilmektedir. Dolayısıyla yine belgelerle ve somut gerekçelerle ispatlanması ve sürecin tüm usul işlemlerinin eksiksiz uygulanması gerekmektedir.
3. 657 Sayılı Kanun Madde 64 – Kademe İlerlemesi
Kademe; derece içinde, görevin önemi veya sorumluluğu artmadan, memurun aylığındaki ilerlemedir. Memurun kademe ilerlemesinin yapılabilmesi için bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olması ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması şarttır. Ayrıca son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır. Kademe ilerlemesi bakımından;
- hizmet süresinin yanlış hesaplanması,
- disiplin cezasının dikkate alınması,
- ücretsiz izin veya diğer izinlerin hesaba katılması,
- intibak işlemlerinin yanlış yapılması,
- son sekiz yıl kuralının uygulanmaması gibi sorunlar çıkmaktadır.
Özellikle bir disiplin cezasının sonradan mahkeme tarafından iptal edilmesi halinde, buna bağlı özlük haklarının da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
4. 657 Sayılı Kanun Madde 68 – Derece Yükselmesi
Derece yükselmesi, memurun bulunduğu dereceden daha üst dereceye geçmesini ifade eder. Bu konuda öğrenim durumu, hizmet süresi, kadro ve diğer yasal şartlar birlikte değerlendirilir. Memurların; derece yükselmesinin yapılmaması, hizmet sürelerinin eksik hesaplanması, öğrenim durumunun dikkate alınmaması, gerekli şartların oluşmasına rağmen idarenin işlem tesis etmemesi gibi sorunlarla karşılaşması mümkündür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında kademe ilerlemesinin durdurulması, memura verilen ağır disiplin cezalarından biridir. Fiilin niteliğine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1–3 yıl süreyle durdurulması söz konusu olabilir.
Bu ceza, memurun özlük haklarını ve ilerleyen dönemdeki derece-kademe durumunu doğrudan etkileyebildiğinden önemlidir. Disiplin soruşturmasının usulüne uygun yürütülmemesi, isnat edilen fiilin kanunda öngörülen disiplin suçunu oluşturmaması veya cezanın ölçüsüz olması halinde disiplin cezasının iptali için idari yargıya başvurulabilir.
Not: 657 sayılı Kanun’da teknik olarak “derece cezası” şeklinde ayrı bir disiplin cezası bulunmaz; uygulamada bu ifade çoğunlukla kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için kullanılmaktadır.
5. 657 Sayılı Kanun Madde 71 – Hizmet Sınıfı Değişikliği
MADDE 71 – Bir sınıftan başka bir sınıfa geçme
Memurların kazanılmış hak aylık dereceleriyle bulundukları sınıftan başka bir sınıfa geçmeleri belirli şartlara bağlanmıştır. Bu madde özellikle; GİH sınıfına geçiş, EHS’den başka bir hizmet sınıfına geçiş, öğrenim durumuna bağlı sınıf değişikliği, memurun görev yaptığı sınıfın değiştirilmesi gibi konularda önem taşır.
En önemli sorunlardan biri, memurun başka bir hizmet sınıfına geçme talebinin idare tarafından reddedilmesidir. Ancak 71. madde tek başına değerlendirilmemelidir. İlgili kurumun özel mevzuatı, kadro durumu, memurun öğrenim durumu ve atanmak istenen sınıfa ilişkin şartlar birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle polis memurlarının EHS’den GİH’e geçiş taleplerinde, 657 sayılı Kanun’un yanı sıra Emniyet Teşkilatına ilişkin özel düzenlemelerin de incelenmesi gerekir.
6. 657 Sayılı Kanun Madde 76 – Naklen Atama
MADDE 76 – Devlet memurlarının kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi: Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.
76. madde, idareye geniş bir takdir yetkisi tanıdığı düşüncesiyle çok sayıda atama uyuşmazlığının temelini oluşturur. Ancak bu yetki sınırsız değildir. İdarenin; kamu yararı, hizmet gerekleri, eşitlik, ölçülülük, objektiflik, hukuki güvenlik gibi idare hukuku ilkelerine uygun hareket etmesi gerekir. Örneğin bir memurun başka bir ile atanması işleminde yalnızca “hizmet gerekleri” denilmesi, somut olayın özelliklerine göre yeterli olmayabilir.
Bu nedenle 76. maddeye dayanan bir atama işleminde işlemin sebep unsuru ve kamu yararı-hizmet gerekleri yönünden denetlenmesi büyük önem taşır.
Konuyla ilgili Karslıoğlu Hukuk tarafından hazırlanan “İdari İşlemlerde Gerekçe, Belirlilik ve Öngörülebilirlik İlkelerinin Değerlendirilmesi – Güncel Danıştay Kararı” yazı ile idari davaların ilke ihlalleri ve dava süreci hakkında bilgi alabilirsiniz.
7. 657 Sayılı Kanun Madde 94 – Memurluktan Çekilme
Memur, bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Ancak çekilme talebinin usulüne uygun yapılması gerekir. En önemli sorunlardan biri, memurun görevinden ayrılmasının “istifa” mı yoksa “çekilmiş sayılma” mı olarak değerlendirileceğidir. Örneğin memur;
- kurumun iznini beklemeden görevini bırakırsa,
- belirlenen usule uymadan ayrılırsa,
- başka bir yerdeki göreve başlaması gerektiği halde başlamazsa
657 sayılı Kanun’un 94 ve devamındaki hükümleri gündeme gelebilir. Bu ayrım önemlidir. Çünkü çekilme şekline göre yeniden memuriyete atanma bakımından farklı bekleme süreleri ortaya çıkabilir.
Konuyla ilgili detaylı bilgilere Karslıoğlu Hukuk tarafından hazırlanan “Memurluğun Sona Ermesi ve Memurluğa Yeniden Atanma – 2026“ yazımızdan ulaşabilirsiniz.
8. 657 Sayılı Kanun Madde 98 – Memurluğun Sona Ermesi
MADDE 98 – Memurluğun sona ermesi
Devlet memurlarının;
a) Bu Kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılması,
b) Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi,
c) Memurluktan çekilmesi,
ç) İstek, yaş haddi, malullük sebeplerinden biri ile emekliye ayrılması,
d) Ölümü, hallerinde memurluğu sona erer. (TC Mevzuat)
- madde çoğu zaman sonuç maddesi niteliğindedir. Örneğin memur hakkında 98/b kapsamında işlem yapılmışsa asıl sorulması gereken: “Memur hangi şartı kaybetmiştir?” sorusudur. Dolayısıyla 98. maddeye dayanılarak tesis edilen işlemin hukuka uygunluğu incelenirken, memuriyetin sona ermesine neden olan temel olay ve hukuki sebep ayrıca incelenmelidir.
Konuyla ilgili detaylı bilgilere Karslıoğlu Hukuk tarafından hazırlanan “Memurluğun Sona Ermesi ve Memurluğa Yeniden Atanma – 2026“ yazımızdan ulaşabilirsiniz.
9. 657 Sayılı Kanun Madde 125 – Disiplin Cezaları
Memurlar açısından rehberin en önemli bölümlerinden biridir. 657 sayılı Kanun’da disiplin cezaları;
- Uyarma
- Kınama
- Aylıktan kesme
- Kademe ilerlemesinin durdurulması
- Devlet memurluğundan çıkarma olarak düzenlenmiştir.
Uyarma
Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Örneğin; görevlerin kayıtsızlıkla yapılması, usulsüz müracaat veya şikâyet, belirlenen kılık kıyafet kurallarına aykırılık gibi fiiller belirli şartlarda uyarma cezasına konu olabilir.
Kınama
Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazılı olarak bildirilmesidir. Örneğin; amire karşı saygısız davranış, verilen emirlere karşı kayıtsızlık, kurumun itibarını zedeleyici davranışlar gibi fiiller belirli şartlarda kınama cezasına konu olabilir.
Aylıktan kesme
Memurun brüt aylığından belirli oranda kesinti yapılmasıdır. Örneğin; özürsüz olarak göreve geç gelmek veya erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, verilen görevleri kasten yapmamak gibi fiiller kanunda düzenlenen şartlar altında aylıktan kesme cezasına neden olabilir.
Kademe ilerlemesinin durdurulması
Fiilin ağırlığına göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin belirli sürelerle durdurulmasıdır. Bu ceza, diğer disiplin cezalarına göre daha ağır sonuçlar doğurabilir.
Devlet memurluğundan çıkarma
Memurun bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılmasıdır. Bu nedenle 125. maddenin E bendi kapsamında değerlendirilen fiiller, memur açısından en ağır disiplin sonuçlarını doğurur.
Disiplin cezası verilirken yalnızca memurun yaptığı davranışın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği değil;
- fiilin doğru nitelendirilip nitelendirilmediği,
- hangi alt bent kapsamında değerlendirildiği,
- soruşturmanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı,
- delillerin yeterli olup olmadığı,
- savunma hakkının kullandırılıp kullandırılmadığı,
- cezanın ölçülü olup olmadığı,
- zamanaşımına uyulup uyulmadığı da incelenmelidir.
Yani “bir fiil gerçekleşti” demek otomatik olarak disiplin cezasının hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Tüm şartların gerçekleşmesi ve usul işlemlerinin eksiksiz yürütülmesi gerekmektedir. Disiplin cezalarının iptali için idari yargıda açılacak iptal davalarında sürelere de dikkat edilmelidir.
10. 657 Sayılı Kanun Madde 127 – Disiplin Zamanaşımı
Bu maddeyi özellikle güncel haliyle ele almak gerekir. 125. maddede sayılan fiiller bakımından; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında, fiilin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanması gerekir.
Memurluktan çıkarma cezasında ise fiilin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanması gerekir. Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. 2026 yılında yapılan değişiklikle, mahkeme tarafından iptal edilen disiplin cezalarının yeniden tesis edilmesine ilişkin ayrıca bir düzenleme de getirilmiştir.
Disiplin dosyasında mutlaka şu tarihler karşılaştırılmalıdır: Fiilin tarihi → idarenin öğrenme tarihi → soruşturma başlangıç tarihi → karar tarihi. Bu tarihler arasındaki sürelerin doğru hesaplanmaması, disiplin işleminin hukuka aykırı hale gelmesine neden olabilir.
11. 657 Sayılı Kanun Madde 130 – Savunma Hakkı
“Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.” Memura savunmasını yapması için 7 günden az olmamak üzere süre verilmesi gerekir. Bu süre içerisinde savunma yapılmazsa savunma hakkından vazgeçilmiş sayılır. Savunma istem yazısında memura isnat edilen fiilin açık ve anlaşılır şekilde bildirilmesi önemlidir. Memur neyle suçlandığını anlayamıyorsa gerçek anlamda savunma yapması da mümkün olmayabilir. Savunma hakkı, disiplin soruşturmasının en önemli güvencelerinden biridir.
12. 657 Sayılı Kanun Madde 137-145 – Görevden Uzaklaştırma
Madde 137 – Görevden Uzaklaştırma
Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek memur hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.
Buradaki en önemli kelime: “Tedbir” olmasıdır. Görevden uzaklaştırma, tek başına memurun suçlu veya disiplin cezası almış olduğu anlamına gelmez. Görevden uzaklaştırma bazen fiilen bir ceza gibi uygulanabilmektedir. Oysa amaç, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini ve kamu hizmetinin korunmasını sağlamaktır.
Bu nedenle; görevden uzaklaştırmanın gerçek bir gerekçeye dayanıp dayanmadığı, soruşturmanın devam edip etmediği, tedbirin devamını gerektiren şartların bulunup bulunmadığı, memurun mali ve özlük haklarının korunup korunmadığı önem taşır.
Madde 138 – Görevden Uzaklaştırmaya Yetkililer
Görevden uzaklaştırmaya kimlerin yetkili olduğu düzenlenmektedir. Burada özellikle işlemi tesis eden makamın yetkisi önemlidir. Yetkisiz makam tarafından tesis edilen bir görevden uzaklaştırma işlemi hukuka aykırı olabilir.
Madde 139 – Görevden Uzaklaştıran Amirin Sorumluluğu
Görevden uzaklaştırma yetkisinin kullanılmasında amirin sorumluluğu bulunmaktadır. Bu düzenlemenin amacı, görevden uzaklaştırma yetkisinin keyfi şekilde kullanılmasını önlemektir.
Madde 140 – Ceza Kovuşturması Sırasında Görevden Uzaklaştırma
Memur hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması bulunması halinde görevden uzaklaştırma tedbiri gündeme gelebilir. Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Ceza soruşturmasının bulunması memurun suçlu olduğu anlamına gelmez. Ceza yargılaması ile idari/disiplin süreci birbirinden farklıdır.
Madde 141 – Görevden Uzaklaştırılan Memurun Hakları
Görevden uzaklaştırılan memurun aylığı ve diğer mali hakları kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde korunur. Dolayısıyla görevden uzaklaştırma, memurun bütün özlük ve mali haklarının ortadan kalkması anlamına gelmez.
Madde 142 – Görevden Uzaklaştırma Tedbirinin Kaldırılması
Görevden uzaklaştırmayı gerektiren nedenlerin ortadan kalkması halinde tedbirin kaldırılması gerekir. Bu nedenle görevden uzaklaştırma kararından sonra da: “Tedbirin devamını gerektiren şartlar hâlen var mı?” sorusunun sorulması gerekir.
Sonuç ve Değerlendirmemiz
Bir memur kendisine verilen cezanın, atamanın veya başka bir idari işlemin hukuka uygun olup olmadığını anlamak istiyorsa şu soruları sormalıdır:
1. Hangi kanun maddesine dayanılarak işlem yapıldı?
2. İdarenin gösterdiği somut olay gerçekten gerçekleşti mi?
3. İşlemde gösterilen sebep kanundaki şartlara uyuyor mu?
4. İdare işlemi tesis ederken yetkili makam mıydı?
5. Savunma ve diğer usul güvencelerine uyuldu mu?
6. İşlem ölçülü ve kamu yararı/hizmet gereklerine uygun mu?
7. Dava açma veya itiraz süresi geçti mi?
Bu yedi soru, özellikle disiplin cezası, atama, görevden uzaklaştırma, memurluğun sona erdirilmesi ve aday memurun ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerde ilk hukuki kontrol noktasıdır. 657 sayılı Kanun’daki bir maddeye dayanılarak işlem yapılması, işlemin kendiliğinden hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. İdarenin kanuni yetkisi, işlemin sebebi, konusu, amacı ve uygulanma usulü birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle disiplin cezalarında yalnızca “memur ne yaptı?” sorusuna değil, “idare bu fiili neden bu madde kapsamında değerlendirdi, delili ne, savunma alındı mı, süreler geçti mi ve verilen ceza ölçülü mü?” sorularına da bakılmalıdır.
Bu nedenle 657 sayılı Kanun’da hakkında işlem tesis edilen bir memurun, kendisine tebliğ edilen işlem/karar metnini ve dayanak belgelerini birlikte değerlendirmesi önemlidir.
Not: Bu rehberde kanun hükümlerinin açıklaması yapılmıştır; özellikle disiplin ve atama işlemlerinde kurumun özel mevzuatı ayrıca incelenmelidir.
Bu makale, Av. Ülkü Seda Karslıoğlu tarafından güncel hukuki mevzuat ve en son yargı içtihatları göz önünde bulundurularak kaleme alınmıştır. İncelenen konu karmaşık yasal süreçler barındırmakta olup, hak kaybına uğramamak adına alanında uzman bir hukukçu desteği alınması önem arz eder. “657 Sayılı DMK ve İdari Davalar Rehberi” başlıklı hukuki uyuşmazlığa ilişkin danışmanlık ve dava takibi işlemleri, Karslıoğlu Hukuk bürosunun uzman avukatları tarafından yürütülmektedir. Detaylı bilgi ve randevu için karsliogluhukuk.com adresini ziyaret edebilir veya 0531 792 1558 numaralı hattan doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
