- Av. Ülkü Seda KARSLIOĞLU
- İdare Hukuku
- Eylül 1, 2026
Makale İçeriği
TogglePOMEM Sağlık Kurulu Elenme Nedenleri Nelerdir? Hangi Hastalıklar Polisliğe Engel Olur?
POMEM sağlık kurulu elenme nedenleri, adayın Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği kapsamında sağlık şartlarını taşıyıp taşımadığına ilişkin değerlendirme sonucunda ortaya çıkmaktadır. POMEM adaylarının sağlık yönünden öğrenci olabilmesi için ilgili mevzuatta öngörülen sağlık şartlarını taşıması gerekir.
Göz hastalıkları, renk körlüğü, ortopedik rahatsızlıklar, skolyoz, düz tabanlık, psikiyatrik tanılar ve geçmiş sağlık kayıtları, işitme sorunları, geçirilmiş ameliyatlar ve bazı kronik hastalıklar sağlık kurulu değerlendirmesinde adayın durumuna göre önem taşıyabilmektedir. Ancak bir hastalığın veya geçmişte geçirilmiş bir ameliyatın bulunması, her durumda otomatik olarak POMEM’e engel olduğu anlamına gelmez.
Asıl belirleyici olan; adayın mevcut sağlık durumunun, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği ve EK-3’te yer alan sağlık dilimleri bakımından doğru değerlendirilip değerlendirilmediğidir.
POMEM sağlık kurulundan olumsuz rapor verilmesi, adayın sağlık durumunun Yönetmelikte öngörülen şartları taşımadığı kanaatine varılması anlamına gelir. Ancak verilen raporun hangi hastalık veya bulguya dayandığı, hangi sağlık diliminin uygulandığı, gerekli tetkiklerin yapılıp yapılmadığı ve adayın güncel sağlık durumunun doğru değerlendirilip değerlendirilmediği ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle “Hangi hastalıklar POMEM’e engel?” sorusunun tek bir hastalık listesiyle cevaplanması doğru değildir. Aynı hastalık veya sağlık sorunu, adayın mevcut durumuna ve Yönetmelikteki ilgili sağlık dilimine göre farklı şekilde değerlendirilebilir. Detaylı yazımıza POMEM Sağlık Şartları Yönetmeliği Rehberi (Tüm Hastalıklar Tek Tek) ulaşabilirsiniz.
POMEM Sağlık Şartları Hangi Mevzuata Göre Belirlenmektedir?
POMEM adaylarının sağlık değerlendirmelerinde temel mevzuat Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğidir.
Yönetmeliğin 5. maddesinde, okullara alınacak öğrenci adaylarının A dilimi sağlık şartlarına uygun olması gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Yönetmelikte birebir karşılığı bulunmayan durumlarda ise 21. madde kapsamında sağlık kurulu tarafından değerlendirme yapılabilmektedir. Ancak yukarıda da bahsettiğimiz üzere bu değerlendirme yapılırken bazen eksik inceleme veya hatalı teşhis gündeme gelmektedir. Bazı rahatsızlıklardaki tahlillerin hassas olması nedeniyle şüpheli tahlillerin tekrarlanması önem taşımaktadır.
Sağlık değerlendirmesi kapsamında adayların başlıca şu branşlardan incelenmesi söz konusu olabilir:
- Dahiliye
- Romatoloji
- Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi
- Genel Cerrahi
- Göğüs Hastalıkları
- KBB ve Ağız-Diş Hastalıkları
- Göz Hastalıkları
- Üroloji / Kadın Hastalıkları ve Doğum
- Ortopedi ve Travmatoloji
- Sinir Sistemi Hastalıkları ve Beyin-Sinir Cerrahisi
- Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
- Cilt Hastalıkları
Dolayısıyla POMEM sağlık kurulu değerlendirmesi yalnızca tek bir doktorun muayenesinden ibaret değildir. Adayın farklı branşlar bakımından sağlık şartlarını taşıyıp taşımadığı incelendikten sonra polis öğrencisi olup olamayacağı değerlendirilir.
POMEM Sağlık Kurulu Neden Önemlidir?
POMEM adayları açısından sağlık kurulu aşaması, sınav sürecinin en kritik aşamalarından biridir.
Aday yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olmuş olsa bile mevzuattaki sağlık şartlarını taşımadığına karar verilmesi halinde POMEM öğrencisi olamayacaktır.
Bu nedenle sağlık kurulu aşamasında verilen kararın yalnızca sonucu değil, hangi tıbbi bulguya ve hangi Yönetmelik maddesine dayanılarak verildiği de büyük önem taşımaktadır. Gerekçeli ve somut verilere dayalı olması hukuki belirlilik ve güvenlik açısından gerekliliktir. Aksi halde adayların elenmesinde keyfiyete neden olacaktır.
Sağlık kurulu tarafından adaylara; “POMEM öğrencisi olamaz”, “A dilimi sağlık şartlarını taşımamaktadır” veya “EK-3 kapsamında uygun değildir” şeklinde sonuçlar verilebilmektedir.
Ancak sağlık raporunun hukuka uygunluğu yalnızca sonuç cümlesinden ibaret değildir. Adayın mevcut sağlık durumunun, yapılan tetkiklerin, tıbbi bulguların ve Yönetmelik hükümlerinin birlikte hukuka uygun olarak değerlendirilmesi gerekir.
Geçmişte Geçirilmiş Ameliyatlar POMEM’e Engel Midir?
Sağlık kontrolleri aşamasında adayların sık yaptığı bir diğer hata, geçmişte ameliyat olmuş olmanın otomatik olarak polisliğe engel olduğunu düşünmektir. Gerçeklikten uzak söylentiler zaten baskı altında olan adayları paniğe sevk etmektedir. En ufak bir sorun bile büyüyerek adayların olmayan hastalıklardan eleneceğini düşünmelerine neden olmaktadır. Menisküs ameliyatı, burun ameliyatı, göz ameliyatı, fıtık ameliyatı, kırık nedeniyle yapılan ameliyatlar, bağ doku ameliyatları tek başına her olayda aynı sonucu doğurmaz.
Önemli olan ameliyatın hangi nedenle yapıldığı, ne zaman yapıldığı ve adayda kalıcı bir fonksiyon kaybı bırakıp bırakmadığıdır. Özellikle mevzuatta açıkça yer almayan hususların polisliğe engel olup olmadığı tüm gelişmeler ve adayın mevcut sağlık durumunun birlikte değerlendirilmesi ile netleşecektir.
Yönetmelikte de tedavi veya operasyonla düzelebilen bazı patolojiler bakımından adayın mevcut sağlık durumunun esas alınacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla ameliyat geçmişi bulunan adayların yalnızca “ameliyat olduğum için eleneceğim” şeklinde değerlendirme yapması yerine, ameliyat sonrası mevcut sağlık durumlarını belgelemeleri önemlidir. Bu hususta alanında uzman bir idare hukuku avukatı ile görüşülerek hukuki değerlendirme yapılması sürecin akıbeti açısından oldukça önemlidir.
Sağlık Kurulunda Eski Hastalık Kayıtları Dikkate Alınabilir mi?
Uygulamada önemli sorunlardan biri de adayların geçmiş sağlık kayıtlarıdır. Aday yıllar önce bir hastaneye başvurmuş, bir ilaç kullanmış veya herhangi bir tanı almış olabilir. Bu kayıtların bulunması, adayın bugün aynı hastalığa sahip olduğu anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle geçmiş sağlık kayıtlarının güncel tıbbi durum ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle psikiyatri, ortopedi ve göz branşlarında geçmiş kayıtlar nedeniyle adayların sorun yaşadığı görülmektedir. Bu branşlardaki bir geçmiş nedeniyle ilişiğin kesilmesi durumunda sağlık kurulunca “polis olamaz” kararı verilebilmektedir. Ancak mevzuat hükümlerine ve adayın mevcut sağlık durumuna uygun verilip verilmediği İdare Mahkemesi tarafından araştırılarak karar verilmektedir.
Yönetmelikte Açıkça Bulunmayan Hastalıklar Nasıl Değerlendirilir?
Bu konu hukuki açıdan son derece önemlidir. Her hastalığın Yönetmelikte birebir karşılığının bulunması mümkün değildir. Yönetmeliğin 21. maddesi, Yönetmelikte tam karşılığı bulunmayan hastalıkların değerlendirilmesine ilişkin düzenleme içermektedir. “Yönetmelikte tam karşılığı bulunmayan hastalıkların durumu” başlıklı 21. madde hükmü şu şekildedir:
MADDE 21 –(1) Giriş raporu veya EK-3’e göre son durum ve dilim belirtir sağlık kurulu raporu düzenlenmesi aşamasında; kişinin hastalığı, mevcut durumu EK-3’te belirtilen hastalık branşlarının sınıflandırılmasındaki dilimlerden hiçbirine uymadığında, sınır vakalarda, hastalığın seyri ve derinliği dikkate alınarak, kişinin mevcut durumuna göre uygun olabilecek en yakın dilime, muayeneyi yapan, hastanın sonuçlarını değerlendiren tam teşekküllü hastane ilgili uzman doktoru ve sağlık kurulu doktorları karar verir. Sağlık kurulu bu kararı, hastanın hizmet sınıfını ve yapacağı görevi bilerek ve değerlendirerek verir. Tam teşekküllü hastane sağlık kurulunun uygun gördüğü dilim ve karara göre işlem yapılır.
Dolayısıyla “Yönetmelikte hastalığımın adı yok, o halde polis olabilirim” şeklinde otomatik bir sonuç çıkarmak mümkün olmadığı gibi, “hastalığım Yönetmelikte yazmıyor, o halde polis olamam” şeklindeki yaklaşım da doğru değildir.
Burada sağlık kurulunun yaptığı tıbbi değerlendirmenin hangi gerekçeyle ve hangi sağlık dilimine göre yapıldığı önem kazanır. Bazı sonuçların hatalı olarak farklı dilimlerde değerlendirilmesi durumunda idari yargıda iptal davası açılabilmektedir.
Sağlık Kurulu Kararında Hangi Hataları Yapabilir?
Sağlık kurulu raporu, idari yargı bakımından her zaman tartışmasız ve değiştirilemez bir işlem niteliğinde değildir. Sağlık kurulu raporu; mevzuata ve bazı şartlarda adayın güncel sağlık durumuna uygun olarak, tüm tetkiklerin şüpheyi ortadan kaldıracak sonuçlarla değerlendirilmesi sonucu hukuka uygun olması gerekmektedir. Ancak bazı teknik detayların gözden kaçması, hatalı tahlil veya değerlendirme nedeniyle verilen raporlar hak ihlaline neden olabilmektedir. Sağlık kurulu raporunda sık sık karşılaşılan hatalardan bazıları şunlardır;
- Yanlış branş değerlendirmesi yapılması,
- Güncel sağlık durumunun dikkate alınmaması,
- Eski bir tanının güncel hastalık gibi kabul edilmesi,
- Yönetmelikteki yanlış maddeye dayanılması,
- Hastalığın yanlış sağlık dilimine sokulması,
- Gerekli tetkiklerin yapılmaması,
- Adayın mevcut durumunun yeterince araştırılmaması,
- Rapor ile tıbbi bulgular arasında çelişki bulunması
Yukarıda belirtilen nedenlerle düzenlenen hatalı veya hukuka aykırı sağlık kurulu raporları, adayların mesleğe giriş, atama veya görevlerine devam etme haklarını doğrudan etkileyebilmekte ve bu nedenle hukuki uyuşmazlık konusu olabilmektedir. Özellikle sağlık durumunun ilgili mevzuat hükümlerine aykırı şekilde değerlendirilmesi, teşhis veya bulguların hatalı yorumlanması ya da kişinin sağlık şartlarını taşımadığı yönünde gerçeğe aykırı bir kanaate varılması halinde, söz konusu raporlara dayanılarak tesis edilen idari işlemlerin de hukuka uygunluğu tartışmalı hale gelmektedir.
Bu nedenle “sağlık kurulundan kaldım, artık yapabileceğim hiçbir şey yok” düşüncesi doğru değildir.
POMEM Sağlık Raporuna İtiraz Edilebilir mi?
Adayın sağlık değerlendirmesi sonucunda olumsuz karar verilmesi halinde öncelikle raporun içeriği, dayandığı tıbbi bulgular ve Yönetmelik maddesi incelenmelidir. Yönetmelik, sağlık raporlarının düzenlenmesi ve gerektiğinde daha detaylı inceleme yapılması için danışman hastane mekanizmasını da öngörmektedir. Ancak her olayın usulü aynı değildir.
- Kendisine verilen sağlık raporunu,
- Sağlık kurulu kararını,
- Hangi branştan olumsuz karar verildiğini,
- Hangi EK-3 maddesine dayanıldığını,
- Yapılan tetkik ve muayeneleri,
- İlişik kesme veya adaylığın sonlandırılmasına ilişkin idari işlemi
Dolayısıyla yukarıdaki hususların birlikte değerlendirmesi gerekir. Yapılan değerlendirme sonucunda hakkınızda verilen kararın hatalı olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki yazılarımıza bakabilirsiniz.
POMEM Sağlık Şartları Yönetmeliği Rehberi (Tüm Hastalıklar Tek Tek)
POMEM Sağlık Nedeniyle Elenirse Dava Açılabilir mi?
Sağlık nedeniyle POMEM öğrenciliğine kabul edilmeyen veya öğrencilikle ilişiği kesilen adaylar, somut olayın özelliklerine göre idari yargıda iptal davası açılması mümkündür.
İdare Mahkemesi tarafından dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığı yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından incelenecektir. İşlemin unsurlarına veya genel idare hukuku ilkelerine aykırılık halinde, mahkeme tarafından ilişik kesme işleminin iptaline karar verilecektir.
Özellikle uyuşmazlığın temelini oluşturan sağlık değerlendirmesinde hata bulunduğu iddia ediliyorsa, mahkeme tarafından tıbbi durumun yeniden değerlendirilmesine yönelik süreçler yani danışman hastaneye sevk söz konusu olabilecektir. Sağlık Yönetmeliği Danışman Hastane başlıklı 19. maddesi: “Sağlık komisyonu, gerektiğinde kişileri danışman hastaneye sevk ederek sağlık durumlarının yeniden veya daha detaylı incelenmesini sağlayabilir. Danışman hastaneler incelemelerini bu Yönetmelik hükümlerine göre yapar.”
Bu noktada dava açmadan önce yalnızca “hastalığım polisliğe engel değil” demek yeterli değildir. Hastalığın Yönetmeliğin hangi maddesine göre A diliminde değerlendirilmesi gerektiğinin somut ve tıbbi gerekçelerle ortaya konulması gerekir.
Sağlık şartları nedeniyle elenme durumunda iptal davası için detaylı yazımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
POMEM Sağlık Şartları Nedeniyle Elenme ve İlişik Kesmeye Karşı İptal Davası – 2026
POMEM Sağlık Davalarında Yürütmenin Durdurulması Talep Edilebilir mi?
Sağlık şartları nedeniyle elenme davalarında iptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması da mümkündür. Özellikle eğitim sürecinin devam ediyor olması, adayın öğrencilik statüsünün sona erdirilmesi veya eğitim hakkının fiilen ortadan kalkması gibi durumlarda zamanlama büyük önem taşır.
İdari yargıda yürütmenin durdurulması bakımından İYUK’un 27. maddesindeki şartların oluşup oluşmadığı değerlendirilir. Bu nedenle sağlık nedeniyle POMEM’den ilişiği kesilen adayların dava süresini bekletmeden hukuki durumlarını inceletmeleri önemlidir.
POMEM Sağlık Davalarında En Önemli Nokta: “Hastalık Var mı?” Değil, “Doğru Değerlendirildi mi?”
Sağlık nedeniyle elenme davalarında en önemli hukuki meselelerden biri budur. Adayın bir sağlık sorununun bulunması tek başına uyuşmazlığı çözmez. Çünkü burada asıl amaç adayın mevcut sağlık durumunun doğru değerlendirme yapılarak polis olmaya engel olup olmadığının tespit edilmesidir. Gerek hastane sağlık kurulundaki herhangi bir branşta gerekse Polis Akademisinin sağlık kurulunda yapılacak hatalı değerlendirme, adayın polis olmasının haksız olarak engellenmesi anlamına gelecektir. Sağlık nedeniyle elenme davalarında cevap aranan asıl sorular şunlardır:
Hastalığın Yönetmelikte karşılığı nedir?
Hangi sağlık diliminde yer almaktadır?
Adayın mevcut durumu gerçekten bu dilime giriyor mu?
Hastalığın fonksiyon kaybı oluşturup oluşturmadığı araştırılmış mı?
Gerekli tetkikler yapılmış mı?
Sağlık kurulu kararı somut ve tıbbi gerekçelere dayanıyor mu?
Eski sağlık kayıtları güncel durumla karıştırılmış mı?
Bu soruların cevapları, sağlık nedeniyle verilen kararın hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde belirleyici olacaktır.
POMEM Sağlık Kurulu Tarafından Verilen Olumsuz Kararı Kesin ve Tartışılmaz Değildir
POMEM aşamalarını başarıyla geçen adayların mevzuattaki sağlık şartlarını taşıması zorunludur. Ancak hastane veya Polis Akademisi sağlık kurulu tarafından verilen her olumsuz kararın kesin sonuç oluşturduğu düşünülmemelidir.
Özellikle göz hastalıkları, skolyoz, düz tabanlık, ortopedik rahatsızlıklar, psikiyatri kayıtları, antidepresan kullanımı, renk körlüğü, işitme problemleri, geçirilmiş ameliyatlar ve kronik hastalıklar bakımından adayların sağlık durumlarının Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin öğrenci adayları bakımından temel yaklaşımı A dilimi sağlık şartlarının karşılanmasıdır. Bununla birlikte hastalığın niteliği, mevcut sağlık durumu ve ilgili sağlık dilimi birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle POMEM sağlık kurulu sonucunda “POMEM öğrencisi olamaz” şeklinde karar verilen adayların öncelikle kararın dayanağını öğrenmesi, sağlık raporunu ve ilgili Yönetmelik maddesini incelemesi ve gerekiyorsa uzman bir hekim ile birlikte hukuki değerlendirme yapması önemlidir.
Sağlık nedeniyle POMEM’den elenmeniz halinde, yalnızca hastalığınızın adını bilmek yeterli değildir. Asıl önemli olan, mevcut sağlık durumunuzun Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’ne uygun şekilde değerlendirilip değerlendirilmediğidir.
Bu makale, Av. Ülkü Seda Karslıoğlu tarafından güncel hukuki mevzuat ve en son yargı içtihatları göz önünde bulundurularak kaleme alınmıştır. İncelenen konu karmaşık yasal süreçler barındırmakta olup, hak kaybına uğramamak adına alanında uzman bir hukukçu desteği alınması önem arz eder. “POMEM Sağlık Raporu Neden Olumsuz Verilir? Polisliğe Engel Hastalıklar ve Dava Süreci” başlıklı hukuki uyuşmazlığa ilişkin danışmanlık ve dava takibi işlemleri, Karslıoğlu Hukuk bürosunun uzman avukatları tarafından yürütülmektedir. Detaylı bilgi ve randevu için karsliogluhukuk.com adresini ziyaret edebilir veya 0531 792 1558 numaralı hattan doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
- Tags:
- ankara idare avukatı
- iptal davası
- pmyo sağlıktan elenme
- pomem iptal davası
- pomem sağlık kurulu iptal davası
- pomem sağlık kurulu itiraz
- pomem sağlık nedeniyle elenme iptal davası
- pomem sağlık raporu iptal davası
- pomem sağlıktan elendim
- sağlık nedeniyle ilişik kesilme iptal davası
- sağlık raporu iptal davası
