Dolandırıcı Tarafından Hesaptan Para Çekilmesi: Banka Sorumlu Olur mu, Dava Açılabilir mi?

İnternet veya mobil bankacılık hesabınızdan bilginiz ve rızanız dışında para çekildiyse, yüksek tutarlı EFT veya havale yapıldıysa ya da dolandırıcılar oltalama yöntemiyle banka bilgilerinizi ele geçirerek hesabınızdan para transfer ettiyse, zararın mutlaka sizin üzerinizde kalacağı düşünülmemelidir.

Bazı durumlarda bankanın da meydana gelen zarardan sorumlu tutulması ve paranın bankadan talep edilmesi mümkündür. Burada önemli olan yalnızca dolandırıcıların şifrenizi nasıl ele geçirdiği değildir. Aynı zamanda bankanın, gerçekleşen işlemin olağan dışı olduğunu anlayabilecek ve müşteriyi koruyabilecek güvenlik önlemlerini alıp almadığı da değerlendirilir.

Oltalama Yapıldıysa Banka Sorumlu Olabilir mi?

Oltalama saldırısında dolandırıcılar genellikle banka adına SMS, e-posta veya mesaj göndererek müşteriyi sahte bir internet sitesine yönlendirir. Müşteri bu siteye banka kullanıcı adı, şifre veya SMS doğrulama kodunu girdiğinde bilgiler dolandırıcıların eline geçer. Banka bu nedenle “Şifrenizi kendiniz girdiniz, sorumluluk size ait” şeklinde savunma yapabilir.

Ancak bu savunma tek başına bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayabilir. Çünkü banka, müşterinin hesabında gerçekleştirilen işlemin özelliklerine göre gerekli güvenlik kontrollerini yapmak zorundadır. Örneğin müşterinin hesabında daha önce birkaç bin liralık işlemler yapılırken bir anda 100.000 TL, 500.000 TL veya 1 milyon TL gibi yüksek tutarlı bir EFT yapılması; paranın daha önce hiç işlem yapılmamış bir kişiye veya şirkete gönderilmesi ya da vadeli hesabın bozulmasının hemen ardından hesabın boşaltılması, bankacılık sistemi açısından olağan dışı işlemler olabilir.

Bu durumda bankanın risk değerlendirmesi yapıp yapmadığı, ek güvenlik önlemi uygulayıp uygulamadığı ve gerektiğinde müşteriden teyit alıp almadığı önem kazanır.

Yüksek Tutarla Yapılan EFT’de Bankanın Sorumluluğu

Özellikle yüksek miktarlı ve müşterinin normal işlem alışkanlıklarından farklı para transferlerinde bankanın güvenlik yükümlülüğü önem taşır. Örneğin; Daha önce hiç kullanılmamış bir hesaba yüksek miktarda para gönderilmesi, Vadeli hesabın bozulup hemen ardından paranın başka hesaba aktarılması, Kısa süre içerisinde art arda yüksek tutarlı işlemler yapılması, Daha önce kullanılmayan bir cihaz veya bağlantı üzerinden hesaba giriş yapılması, Müşterinin işlem alışkanlıklarından tamamen farklı bir işlem gerçekleştirilmesi gibi durumlar bankanın güvenlik sistemleri bakımından incelenmelidir. Bankanın yalnızca SMS şifresinin doğru girildiğini ileri sürmesi her olayda yeterli olmayabilir.

Yargıtay’ın Yaklaşımı Neden Önemli?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.01.2024 tarihli, 2022/4527 Esas ve 2024/585 Karar sayılı kararında 130.000 TL’nin müşterinin rızası dışında oltalama yöntemiyle ele geçirilen bilgiler kullanılarak üçüncü kişiye aktarılması uyuşmazlık konusu olmuştur.

Olayda müşterinin oltalama bağlantısına tıklayarak bilgilerinin ele geçirilmesinde kusuru bulunduğu değerlendirilmiş olmasına rağmen, bankanın da yüksek tutarlı işlemi yeterince denetlememesi ve gerekli ek güvenlik mekanizmalarını kurmaması üzerinde durulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi bankayı olayda tamamen kusurlu kabul etmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır. Bu karar, “Müşteri oltalama bağlantısına tıkladıysa banka kesinlikle sorumlu değildir” şeklindeki yaklaşımın doğru olmadığını göstermesi bakımından önemlidir. Ancak bu, her dolandırıcılık olayında bankanın otomatik olarak sorumlu olduğu anlamına gelmez. Her olay kendi şartlarına göre değerlendirilir.

Hesabımdan İzinsiz Para Çekildi. Dava Açabilir miyim?

Somut olayın özelliklerine göre bankaya karşı dava açılması ve uğranılan zararın bankadan talep edilmesi mümkün olabilir. Özellikle işlemin;

  • sizin bilginiz ve rızanız dışında yapılması,
  • yüksek tutarlı olması,
  • normal hesap hareketlerinizden farklı olması,
  • daha önce işlem yapılmamış bir hesaba gönderilmesi,
  • bankanın gerekli güvenlik kontrollerini yapmaması,
  • işlem sırasında ek teyit veya güvenlik önlemi alınmaması

gibi özellikler taşıması halinde bankanın sorumluluğu araştırılmalıdır. Dava açılabilmesi için bankanın mutlaka dolandırıcıyla birlikte hareket ettiğinin ispatlanması da gerekmez. Bankanın kendi güvenlik yükümlülüklerini ihlal edip etmediği ayrı bir hukuki değerlendirmedir.

Para Hesabımdan Çekildiyse İlk Ne Yapmalıyım?

Para transferini fark ettiğiniz anda gecikmeden:

1. Bankaya bildirin.
İşlemin size ait olmadığını açıkça bildirin ve banka kayıtlarının korunmasını talep edin.

2. Hesap hareketlerini ve dekontları alın.

3. Oltalama mesajlarını, SMS’leri, e-postaları ve ekran görüntülerini saklayın.

4. Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunun.

5. Bankanın zararı karşılamayı reddetmesi hâlinde hukuki süreci değerlendirin.

Özellikle banka kayıtlarının önemli olduğu bu tür dosyalarda IP adresi, kullanılan cihaz, işlem saati, SMS kayıtları, oturum bilgileri ve bankanın risk/şüpheli işlem kayıtlarının dosyaya getirtilmesi gerekebilir. Teknik ve hukuki detayların birlikte  değerlendirilebilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu tür davalarda sadece “Ben bu işlemi yapmadım” demek çoğu zaman yeterli değildir. Asıl önemli konulardan biri, bankanın hangi güvenlik önlemlerini almadığının ortaya konulmasıdır. Özellikle yüksek miktarda para kaybı söz konusuysa dava açmadan önce dosyanın bankacılık ve bilişim uyuşmazlıklarında deneyimli bir avukat tarafından incelenmesi önemlidir.

Bankadan Paramı Geri Alabilir miyim?

Hesabınızdan oltalama veya başka bir dolandırıcılık yöntemiyle rızanız dışında para çekildiyse, “şifre kullanılmış, bankanın yapabileceği bir şey yok” denilerek konunun kapatılması her zaman doğru değildir. Bankanın, müşterinin hesabını ve işlemlerini korumak için gerekli güvenlik mekanizmalarını oluşturup oluşturmadığı; işlemin tutarı, niteliği, müşterinin geçmiş işlem alışkanlıkları ve işlemin olağan dışı olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle yüksek tutarlı ve olağan dışı EFT/havale işlemlerinde bankanın ek güvenlik önlemleri alıp almadığı, uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilecek önemli bir konudur. Bu nedenle hesabınızdan yüksek miktarda para izinsiz olarak çekildiyse veya dolandırıcılar tarafından başka bir hesaba aktarıldıysa, dava açma hakkınızın bulunup bulunmadığını somut olay üzerinden değerlendirmek için hukuki destek almanız önemlidir.

Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi         2022/4527 E.  ,  2024/585 K.

C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı bankanın Gimat Şubesi arasında 30.04.2013 tarihinde Bireysel Müşteri Sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafından 12.08.2015 tarihinde internet/mobil şube üyesi olmak için ıslak imzalı ürün talep formu ile başvuruda bulunulduğu, davacının banka hesabından bilgisi ve rızası dışında davalı bankada kayıtlı cep telefonuna dolandırıcılar tarafından oltalama mesajı gönderilerek şifre ve güvenlik bilgileri ele geçirilen davacının bankadaki hesabından 3 üncü kişilere aktarılan para sebebiyle … zararda bir kredi ve … kurumu olan dolayısıyla yaptığı işin niteliğine göre diğer tacirlerden daha dikkatli ve basiretli davranması gereken davalı bankanın, şifre bilgilerinin 3 üncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, bu bağlamda üst derece güvenlik sağlayan, elektronik imza, akıllı anahtar gibi kötü niyetli 3 üncü kişilerce davacı hesabına girilmesini önleyen zorunlu tedbirleri almadığı gibi söz konusu işlemlerin şüpheli olarak tespitini sağlayacak bir mekanizma kurmayarak üstelik davacı müşteri teyid için aranmaksızın veya EFT edilecek tutar üzerine bloke konulmaksızın davacının hesabındaki paranın çok kısa bir süre zarfında 3 üncü kişilerin hesabına aktarılmasında davalı bankanın … yükümlülüğünü yerine getirmediği, sorumluluğun tamamen davalı bankaya ait bulunduğunun kabulü gerektiği, ayrıca davacının kötü niyetli 3 üncü kişilerle işbirliği ve suç teşkil edebilecek bir eyleminin de varlığı davalı bankaca kanıtlanmadığından davalı bankanın mudinin kendisine tevdî ettiği mevduatı aynen iade etmekle yükümlü olduğu, bu durumda davalı bankanın parayı davacıya iade etmekle sorumlu olduğu, şifre bilgilerinin üçüncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, sistem güvenliğinin sağlanamamasından kaynaklanan zararların sorumluluğunun bankaya ait olduğu ve davalı bankanın dava konusu olayda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 130.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bu makale, Av. Ülkü Seda Karslıoğlu tarafından güncel hukuki mevzuat ve en son yargı içtihatları göz önünde bulundurularak kaleme alınmıştır. İncelenen konu karmaşık yasal süreçler barındırmakta olup, hak kaybına uğramamak adına alanında uzman bir hukukçu desteği alınması önem arz eder. Yüksek Tutarla Yapılan Şüpheli İşlemlerde Bankanın Sorumluluğu ve Dava Süreci başlıklı hukuki uyuşmazlığa ilişkin danışmanlık ve dava takibi işlemleri, Karslıoğlu Hukuk bürosunun uzman avukatları tarafından yürütülmektedir. Detaylı bilgi ve randevu için karsliogluhukuk.com adresini ziyaret edebilir veya 0531 792 1558 numaralı hattan doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Karslıoğlu Hukuk

Karslıoğlu Hukuk & Danışmanlık olarak vizyonumuz; sürekli değişen hukuki sistem içerisinde müvekkillerimize öncü, yenilikçi ve stratejik çözümler sunarak, hukuk alanında güvenilir ve saygın bir marka olmaktır. Amacımız, özellikle idare hukuku, miras hukuku, ceza hukuku ve boşanma hukuku alanlarında sunduğumuz uzmanlıkla sektörde fark yaratmak ve adaletin güçlenmesine katkıda bulunmaktır.

İletişim