Akademisyenin Görev Süresinin Uzatılmaması Nedir? 

Üniversitelerde görev yapan akademik personelin belirli sürelerle atanması ve bu sürenin sonunda yeniden değerlendirilmesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile ilgili yönetmelik hükümleri kapsamında düzenlenmektedir. Özellikle doktor öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve bazı araştırma görevlileri bakımından görev süresi belirli bir dönem için öngörülmekte; bu sürenin sona ermesiyle birlikte görevin devam edip etmeyeceğine ilişkin idare tarafından çeşitli kriterler göz önünde bulundurularak bir değerlendirme yapılmaktadır.

Görev süresinin uzatılmaması, akademisyenin mevcut atama süresinin sona ermesinden sonra yeniden atanmamasını ifade eder. Ancak bu karar, idarenin sınırsız takdir yetkisine dayanan bir işlem değildir. Yani idare bu kararını alırken kullandığı takdir yetkisi belli kriterlere uygun kullanmak zorundadır, sınırsız kullanamaz. Üniversiteler, yeniden atama taleplerini değerlendirirken yürürlükte bulunan mevzuata, objektif akademik ölçütlere, bilimsel faaliyetlere ve ilgili üniversitenin atama-yükseltme şartlarına uygun hareket etmek zorundadır.

Akademisyenin görev süresinin uzatılmasına ilişkin değerlendirmelerde; bilimsel yayınlar, eğitim-öğretim faaliyetleri, araştırma projeleri, idari görevler ve akademik performansa ilişkin diğer objektif şartlar dikkate alınmaktadır. Bununla birlikte, değerlendirme sürecinin eşitlik, hukuki güvenlik, belirlilik ve objektiflik ilkelerine uygun şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Keyfî veya somut gerekçeden yoksun şekilde verilen görev süresini uzatmama kararları hukuka aykırılık teşkil edebilir.

Görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemler, akademisyenin mesleki kariyerini ve ekonomik geleceğini doğrudan etkileyen önemli idari işlemler arasında yer almaktadır. Bu nedenle söz konusu kararların gerekçeli olması, somut verilere dayanması ve yargısal denetime elverişli şekilde tesis edilmesi zorunludur. Aksi hâlde, hukuka aykırı olarak tesis edilen görev süresini uzatmama işlemlerine karşı idare mahkemelerinde iptal davası açılması mümkündür.

Bu nedenle görev süresi uzatılmayan akademisyenlerin, işlemin dayanağını oluşturan gerekçeleri, değerlendirme raporlarını ve üniversitenin uyguladığı atama kriterlerini  göz ardı etmeden buna uygun  karar vermesi gerekmektedir. Sürecin usule veya esasa ilişkin hukuka aykırılıklar içermesi hâlinde, süresi içerisinde açılacak iptal davası ile işlemin yargı denetimine taşınması ve uğranılan hak kayıplarının giderilmesi mümkün olabilmektedir.

Akademisyenin Görev Süresi Nasıl Belirlenir?

Akademik personelin görev süresi, bulunduğu kadro türüne göre farklılık göstermektedir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca her akademik kadro için farklı atama ve yeniden atama usulleri öngörülmüştür.

Araştırma Görevlileri: Araştırma görevlileri, 2547 sayılı Kanun’un 33/a veya 50/d maddeleri kapsamında atanmaktadır. Özellikle 50/d statüsündeki araştırma görevlilerinin görevleri, lisansüstü eğitimlerinin sona ermesi veya kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesiyle birlikte kendiliğinden sona erebilmektedir.

Öğretim Görevlileri: Öğretim görevlileri çoğunlukla belirli süreli olarak atanır. Görev süresinin sonunda yeniden atama yapılması, ilgili mevzuat hükümleri ile üniversitenin ihtiyaçları ve akademik değerlendirme kriterleri doğrultusunda karara bağlanmaktadır.

Doktor Öğretim Üyeleri: Doktor öğretim üyeleri en fazla dört yıllık sürelerle atanmakta olup, görev süresinin sonunda yeniden atanabilmeleri mümkündür. Ancak yeniden atama taleplerinin objektif kriterler esas alınarak değerlendirilmesi ve idarenin takdir yetkisini hukuka uygun şekilde kullanması zorunludur.

Doçent ve Profesörler: Doçent ve profesör kadroları sürekli nitelikte olup, bu unvanlarda görev yapan öğretim üyeleri bakımından kural olarak görev süresinin uzatılması veya uzatılmaması söz konusu değildir. Ancak disiplin hükümleri, emeklilik veya kanunda öngörülen diğer nedenlerle görev sona erebilir.

Akademisyenin Görev Süresinin Uzatılmamasının Nedenleri Nelerdir?

Akademisyenin görev süresinin uzatılmaması, akademik kadro türüne, personelin mesleki şartlarına ve üniversitenin ilgili mevzuatına göre farklı nedenlere dayanabilir. Özellikle sözleşmeli öğretim elemanları, araştırma görevlileri ve doktor öğretim üyeleri bakımından görev süresi sonunda yeniden atama yapılması idarenin değerlendirmesine bağlıdır. Ancak bu değerlendirme kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, objektif kriterlere dayanılarak yapılmalıdır. Aksi halde idare hukuka aykırı bir işlem tesis etmiş olduğundan bu durum idari yargıda dava konusu olacaktır.

Pratikte karşılaştığımız konulara göre Akademisyenin görev süresinin uzatılmamasının nedenlerini şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Akademik performansın yetersiz görülmesi (yayın, proje, bilimsel faaliyet eksikliği): Bu hususta mutlaka somut gerekçeler ileri sürülmelidir. Bazı konular için bilirkişi veya uzman mütalaası da gerekecektir. 
  • Üniversitenin yeniden atama kriterlerinin karşılanmaması : Mevzuattaki şartlara uygun bir değerlendirme yapılarak karar verilmelidir. 
  • Eğitim-öğretim faaliyetlerinde yetersizlik veya ders yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi
  • Disiplin cezaları veya mesleki etik ihlalleri: Mevzuatta açıkça yer verilen şartlar gerçekleşmesi durumunda buna uygun bir değerlendirme yapılarak karar verilmelidir. Özellikle disiplin cezası verilirken idarenin takdir yetkisini aşma durumuyla sık sık karşılaşmaktayız. 
  • Bilimsel araştırma ve yayın performansının beklenen seviyede olmaması: Bu kriterlerin belirlenmesinde bilirkişi veya uzman mütalaası büyük önem taşımaktadır. 
  • Bölüm veya fakültenin kadro planlaması ve ihtiyaçlarının değişmesi
  • Performans değerlendirme komisyonlarının olumsuz görüş bildirmesi
  • Sözleşme veya atama şartlarının sona ermesi
  • Görevin gerektirdiği niteliklerin sonradan kaybedilmesi: İdarenin bu değerlendirmeyi yaparken somut hususlar ortaya koyması gerekmektedir. Mevzuata uygun bir nitelik kaybı olmaması durumunda idari yargıda davaya konu olacaktır. 
  • Üniversitenin ilgili yönetmeliklerinde öngörülen yeniden atama koşullarının sağlanamaması

Bununla birlikte, idare görev süresini uzatmama konusunda sınırsız bir takdir yetkisine sahip değildir. Kararın somut, objektif ve denetlenebilir gerekçelere dayanması gerekir. Keyfi, soyut veya kişisel değerlendirmelerle tesis edilen görev süresi uzatmama işlemleri, idari yargıda iptal davasına konu edilebilir. Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına göre, akademik performansın objektif kriterlerle değerlendirilmemesi veya işlemin yeterli gerekçeye dayanmaması halinde görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemler hukuka aykırı kabul edilebilmektedir.

Akademisyenin Görev Süresinin Uzatılmaması Durumunda İdarenin Takdir Yetkisi Nedir?

Akademisyenin görev süresinin uzatılıp uzatılmamasına ilişkin karar, üniversite yönetiminin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilen idari işlemlerden biridir. Ancak bu durum, idarenin somut olmayan gerekçelerle veya dilediği gibi karar verebileceği anlamına gelmez. İdarenin sahip olduğu takdir yetkisi, hukuk devleti ilkesi, kamu yararı, hizmet gerekleri, eşitlik ilkesi ve objektiflik esaslarıyla sınırlıdır. Bu şartların sağlanması durumunda idarenin işlemindeki takdir yetkisinin hukuka uygun olduğunu söyleyebiliriz. 

Özellikle doktor öğretim üyeleri ile belirli süreli olarak görev yapan diğer akademik personelin yeniden atanmasına ilişkin değerlendirmelerde üniversiteler; adayın bilimsel yayınları, akademik çalışmaları, eğitim-öğretim faaliyetleri, idari görevleri ve üniversitenin yeniden atama şartlarını birlikte dikkate alarak değerlendirmek zorundadır. Değerlendirme süreci somut verilere dayanmalı ve tüm adaylar açısından eşit ölçütler uygulanmalıdır.

Akademisyenin Görev Süresinin Uzatılmamasında İdarenin Takdir Yetkisinin Sınırları Nelerdir?

İdarenin takdir yetkisi, keyfi hareket edebileceği anlamına gelmemektedir.. Görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin objektif gerekçelere dayanmaması, somut bilgi ve belgelerle desteklenmemesi veya kişisel değerlendirmeler üzerine kurulması hâlinde işlem hukuka aykırı hale gelir. Aynı şekilde benzer durumda bulunan akademisyenlere farklı uygulamalar yapılması da eşitlik ilkesinin ihlali sonucunu doğurabilir. 

İdari yargı mercileri, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemleri yalnızca şekil yönünden değil; yetki, sebep, konu, amaç ve kamu yararı unsurları bakımından da denetlemektedir. Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına göre, üniversitelerin yeniden atama konusunda takdir yetkisi bulunmakla birlikte bu yetkinin nesnel ölçütlere uygun kullanılması zorunludur. Bilimsel performansın objektif olarak değerlendirilmediği, gerekçesiz veya yetersiz gerekçeyle tesis edilen işlemler idari yargı tarafından iptal edilebilmektedir.

Bu nedenle görev süresi uzatılmayan akademisyenler, işlemin hukuka uygun tesis edilip edilmediğini inceleterek idare mahkemesinde iptal davası açabilirler. Mahkeme, üniversitenin takdir yetkisini hukuka uygun kullanıp kullanmadığını, değerlendirme kriterlerinin objektif olup olmadığını ve işlemin kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun şekilde tesis edilip edilmediğini denetleyerek hukuka aykırılık tespit etmesi hâlinde işlemin iptaline karar verebilir.

Akademisyenin Görev Süresinin Uzatılmamasına Karşı İptal Davası Nasıl Açılır?

Akademisyenin görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlem, idari işlem niteliğinde olduğundan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında iptal davasına konu edilebilir. Ancak davanın esastan incelenebilmesi için dava açma süresi, görevli mahkeme ve diğer dava şartlarına dikkat edilmesi gerekir. Sürelerin kaçırılması veya usule ilişkin eksiklikler, davanın esası incelenmeden reddedilmesine neden olabilir.

Görev süresinin uzatılmamasına ilişkin kararın ilgili akademisyene tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekmektedir. Dava açmadan önce zorunlu bir idari başvuru yolu bulunmamakla birlikte, somut olayın özelliklerine göre idareye yeniden değerlendirme talebinde bulunulması mümkün olabilir. Ancak bu başvuru, kanunda öngörülen şartlar dışında dava açma süresini kendiliğinden durdurmaz veya uzatmaz.

Mahkeme, dava kapsamında yalnızca işlemin hukuka uygunluğunu denetler. Bu kapsamda idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıp kullanmadığı, işlemin yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı, yeniden atama kriterlerinin objektif şekilde uygulanıp uygulanmadığı ve eşitlik ilkesine uyulup uyulmadığı değerlendirilir.

Akademisyenin Görev Süresinin Uzatılmamasına Karşı İptal Davasında Süreler

KonuAçıklama
Dava Türüİptal davası
Görevli Mahkemeİdare Mahkemesi
Yetkili Mahkemeİşlemi tesis eden üniversitenin bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesi
Dava Açma SüresiTebliğ tarihinden itibaren 60 gün
Hukuki Dayanak2577 sayılı İYUK m. 7
DavacıGörev süresi uzatılmayan akademisyen
Davalıİşlemi tesis eden devlet veya vakıf üniversitesi (ilgili idare)
Zorunlu İdari BaşvuruGenel olarak bulunmamaktadır.
Yürütmenin DurdurulmasıŞartları oluştuğu takdirde iptal davasıyla birlikte talep edilebilir.
Mahkemenin İncelemesiYetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları ile idarenin takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı denetlenir.

Bu tür davalarda, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin gerekçesiz olması, yeniden atama şartlarında objektif değerlendirme yapılmaması, bilimsel performansın somut verilere dayanmadan değerlendirilmesi veya eşit durumdaki akademisyenlere farklı uygulama yapılması hâlinde iptal kararı verilmesi mümkündür. Ayrıca dava dilekçesinde, hukuka aykırılık nedenlerinin yanı sıra yürütmenin durdurulması talebinin de somut gerekçelerle desteklenmesi, akademisyenin hak kaybının önlenmesi açısından önem taşır.

Akademisyenin Görev Süresinin Uzatılmaması Durumunda Hukuki Süreç Nasıl İşler?

Akademisyenin görev süresinin uzatılmaması işlemi, idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis edilse de bu yetki sınırsız değildir. İşlemin kamu yararı, hizmet gerekleri ve objektif kriterlere uygun olarak tesis edilmesi zorunludur. Hukuka aykırı, gerekçesiz veya keyfi şekilde verilen görev süresini uzatmama kararlarına karşı süresi içinde açılacak iptal davası ile işlemin yargı denetimine tabi tutulması ve gerekli şartların bulunması hâlinde iptali sağlanabilir.

AşamaAçıklama
1. İşlemin TebliğiGörev süresinin uzatılmaması kararı akademisyene tebliğ edilir.
2. Dava Açma SüresiTebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde iptal davası açılmalıdır.
3. Görevli Mahkemeİlgili üniversitenin bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesi görevlidir.
4. Yürütmenin DurdurulmasıŞartları varsa dava ile birlikte talep edilebilir.
5. Yargısal DenetimMahkeme; yetki, şekil, sebep, konu, amaç ve takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığını inceler.
6. Mahkeme KararıHukuka aykırılık tespit edilirse işlem iptal edilir; aksi hâlde dava reddedilir.

Akademisyenin Görev Süresinin Uzatılmaması İle İlgili Emsal Kararlar: 

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/6690 E.  ,  2024/5690 K.

….davacının, 2547 sayılı Kanun 33/1-a maddesine istinaden araştırma görevlisi olarak görev yaptığı, bu kapsamda yapılacak atamaların görev süresi uzatımı şeklindeki yeniden atamaların ve buna bağlı olarak görev süresinin uzatılmayarak atanmama şeklindeki işlemlerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 33. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan hüküm uyarınca ilgili anabilim dalı başkanının önerisi, dekanın olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile yapılması gerektiği açık olup, davacının görev süresinin uzatılmamasına dair … tarih ve … sayılı işlemin Türk Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığınca tesis edildiği; Dairenin … tarihli, E:… sayılı ara kararı ile dava konusu işlem dışında davacının görev süresinin uzatılmamasına dair Rektör onaylı herhangi bir işlem bulunup bulunmadığı sorulması üzerine ara karara cevaben, mevzuat uyarınca süre sonunda görev kendiliğinden sona ereceğinden yeniden ataması yapılmayan davacının sürenin sonunda görevinin kendiliğinden sona erdiği, ayrıca rektör onaylı bir işlem tesis etmenin zorunlu olmadığı bilgisine yer verildiği, dolayısıyla davacının görev süresinin uzatılmamasına dair Rektör onaylı herhangi bir işlemin bulunmadığı görüldüğünden dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık, davanın reddi yönünde verilen istinafa konu ilk derece Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle uğradığı mali kayıplarının, davanın açıldığı tarihten önceki hakları için dava tarihinden itibaren, yargılama sürecindeki haklarının ise her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/1751 E.  ,  2024/5946 K.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin … tarihli ve … sayılı teklifi üzerine 18/01/2018 tarihli kararname ile 3(üç) yıl süreyle Çukurova Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde 1. dereceli doktor öğretim üyesi kadrosunda atamasının yapıldığı, 18/01/2021 tarihinde dolan görev süresinin yine aynı Fakültenin teklifi üzerine 21/01/2021 tarihli Rektörlük Olur’u ile 1(bir) yıl süre ile uzatıldığı, daha sonra 22/12/2021 tarih ve 47/1 sayılı İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Kurulu kararı ile davacının görev yaptığı süre zarfında Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyeliğine Yükseltilme Ve Atanma Ölçütleri’nin “Süre Sonunda Yeniden Atanma İçin Gerekli Asgari Koşullar” başlıklı 2.1.2. maddesinde belirtilen asgari koşulları sağlayamadığı ve daha önce bir defaya mahsus olarak görev süresi uzatıldığından, görev süresinin yeniden uzatılmaması yönünde teklifte bulunulduğu, getirilen teklif uyarınca … tarih ve … sayılı işlem ile davacının görev süresinin sona erdiği 18/01/2022 tarihinden itibaren görev süresinin uzatılmadığı, bunun üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının, davalı idare kadrosunda görev yapmakta olduğu dönemde, 06/02/2019 tarihinde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı …’e karşı sarf ettiği iddia edilen sözler nedeniyle hakaret ve tehdit suçunu işlediğinden bahisle … Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:… sayılı dava dosyasına kayıtlı olarak yargılandığı, yargılama sonucunda … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile “sanık hakkında Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastanesi’nce düzenlenen … tarih, … sayılı rapora göre suç tarihinde suça karşı cezai sorumluluğunun bulunmadığı ve sanık hakkında güvenlik tedbirlerinin uygun olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, (…) koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirinin tatbikine, (…) sanık şifa buluncaya kadar yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına(…)” karar verildiği, diğer taraftan … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K…. sayılı kararı ile de “organik olmayan psikoz rahatsızlığı” nedeniyle Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile kısıtlanmasına karar verildiği, daha sonra Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastanesince düzenlenen … tarihli ve … sayılı Sağlık Kurulu Raporu uyarınca, aynı dava dosyasında 13/07/2021 tarihli ek karar ile de davacı üzerindeki kısıtlılığın kaldırıldığı görülmektedir.
Bu durumda; uyuşmazlık konusu olayda, davacının görev yaptığı süre dahilinde Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyeliğine Yükseltilme Ve Atanma Ölçütlerinin “Süre Sonunda Yeniden Atanma İçin Gerekli Asgari Koşullar” başlıklı 2.1.2. maddesinde belirtilen asgari koşulları sağlayamadığı hususunda bir ihtilaf bulunmamakla birlikte, davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması uyarınca 2547 sayılı Kanun’un 53/b maddesi uyarınca 11/02/2019 tarihinden itibaren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği, 24/12/2020 – 14/04/2021 tarihleri arasında ise Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde yatarak tedavi gördüğü, … tarih ve … sayılı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulu raporu ile hastaneden çıkabileceğine karar verildiği, kısıtlılık kararının kaldırılması üzerine 13/08/2021 tarihinde görevine döndüğü, göreve döndüğü tarih ile dava konusu işlemin tesis edildiği tarih arasında yaklaşık 5 ay bulunduğu açıktır.
Yukarıda yer verilen Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Ölçütleri uyarınca doktor öğretim üyeliğine yeniden atamada gerekli olan asgari 60 puan koşulunu sağlaması gerektiği hususunda tereddüt bulunmayan davacının, geçirdiği tedavi süreçleri gözönünde bulundurulduğunda asgari puan şartını sağlamasının mümkün olmayacağı, bu nedenle de davacıya gerekli koşulları yerine getirebilmesi için makul bir sürenin tanınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Adana 3. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Bu makale, Av. Ülkü Seda Karslıoğlu tarafından güncel hukuki mevzuat ve en son yargı içtihatları göz önünde bulundurularak kaleme alınmıştır. İncelenen konu karmaşık yasal süreçler barındırmakta olup, hak kaybına uğramamak adına alanında uzman bir hukukçu desteği alınması önem arz eder. “Akademisyenin Görev Süresinin Uzatılmamasına İtiraz ve İptal Davası – 2026 Rehberiniz” başlıklı hukuki uyuşmazlığa ilişkin danışmanlık ve dava takibi işlemleri, Karslıoğlu Hukuk bürosunun uzman avukatları tarafından yürütülmektedir. Detaylı bilgi ve randevu için karsliogluhukuk.com adresini ziyaret edebilir veya 0531 792 1558 numaralı hattan doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Karslıoğlu Hukuk

Karslıoğlu Hukuk & Danışmanlık olarak vizyonumuz; sürekli değişen hukuki sistem içerisinde müvekkillerimize öncü, yenilikçi ve stratejik çözümler sunarak, hukuk alanında güvenilir ve saygın bir marka olmaktır. Amacımız, özellikle idare hukuku, miras hukuku, ceza hukuku ve boşanma hukuku alanlarında sunduğumuz uzmanlıkla sektörde fark yaratmak ve adaletin güçlenmesine katkıda bulunmaktır.

İletişim